HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılan bir davada, mahkemenin dava dilekçesini davalıya tebliğ etmeden, yani dilekçeler teatisi aşamasını tamamlamadan, 'hukuki yarar yokluğu' gibi bir dava şartı noksanlığı gerekçesiyle dosyayı usulden reddetmesi mümkün müdür? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/16071 E. sayılı kararı bu konuda ne söylemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84567

Hayır, mümkün değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/16071 E., 2017/17590 K. sayılı kararı, bu tür bir uygulamanın hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) aykırı olduğunu ve bozma sebebi olduğunu açıkça belirtmiştir. Kararın gerekçesi şudur: HMK'ya göre yazılı yargılama usulü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi (HMK m. 126-136) ile başlar, ardından ön inceleme (HMK m. 137-142) gelir. Mahkeme, HMK m. 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilirse de, bu yetkisini ancak dilekçeler teatisi aşaması tamamlandıktan sonra kullanabilir. Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmemesi, davalının cevap hakkını, dolayısıyla savunma hakkını kullanmasını engeller. Tarafların iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi zorunludur. Bu temel usuli aşama tamamlanmadan, mahkemenin tek taraflı olarak dava şartı yokluğuna karar vermesi, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.