İsim değiştirme davasında, anne ve babası boşanmış ve velayeti anneye verilmiş olan küçük bir çocuğun isminin değiştirilmesi için sadece annenin dava açması yeterli midir? YHGK'nın 2010/18-643 E., 2010/648 K. sayılı kararında taraf teşkili açısından hangi ilke benimsenmiştir?
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/18-643 E., 2010/648 K. sayılı kararına göre, velayetin tek bir ebeveyne verilmiş olması, diğer ebeveynin çocuğun ismi üzerindeki hakkını ortadan kaldırmaz. Kararda benimsenen ilkeler şunlardır: 1. **İsim Belirleme Hakkının Ortaklığı:** Çocuğun ismini anne ve baba birlikte belirler. Bu nedenle, ismin değiştirilmesi talebini de kural olarak birlikte yapmaları gerekir. 2. **Taraf Teşkilinin Kamu Düzeninden Olması:** İsim değişikliği davaları kamu düzenini ilgilendirir. Velayet sahibi anne tek başına dava açmış olsa bile, mahkemenin dava dışı olan babanın davaya katılımını sağlaması zorunludur. Babanın davaya dahil edilerek onun da görüşünün alınması ve savunma hakkının kullandırılması gerekir. 3. **Velayetin Değişebilirliği:** Kararda, velayetin ileride değişebileceği ihtimali de göz önünde bulundurularak, velayet sahibi olmayan babanın bu süreçte yok sayılmasının hukuka uygun olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, YHGK, bu durumu bir 'dava şartı' olarak görmüş ve taraf teşkili sağlanmadan (babanın katılımı olmadan) verilen bir kararın usule aykırı olacağına hükmetmiştir. Mahkemenin, babayı davaya dahil ederek onun da dinlenmesini sağlaması gerekir.