Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 15.05.2013 tarihli kararına göre, 'doğrudan temin' usulü ile yapılan alımlarda, TCK m. 236'da tanımlanan 'edimin ifasına fesat karıştırma' suçu işlenebilir mi? Gerekçesiyle açıklayınız.
Evet, işlenebilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 15.05.2013 tarihli, 7696/5129 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'doğrudan temin' usulüyle yapılan alımlarda da edimin ifasına fesat karıştırma suçu oluşabilir. Bunun temel gerekçesi, TCK m. 236'nın koruduğu hukuki değer ve suçun odaklandığı aşamadır. TCK m. 235'te düzenlenen 'ihaleye fesat karıştırma' suçu, ihale sürecindeki rekabetin ve şeffaflığın korunmasını amaçlar. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre doğrudan temin bir ihale usulü olmadığı için, bu alımlarda ihaleye fesat karıştırma suçu oluşmaz. Ancak TCK m. 236'daki suç, ihale sürecini değil, ihale sonucunda imzalanan sözleşme uyarınca 'edimin ifası' aşamasını hedef alır. Doğrudan temin usulüyle bir alım yapıldığında da ortada bir kamu kurumu, bir yüklenici ve ifa edilmesi gereken bir edimi (mal veya hizmet alımı) içeren bir taahhüt ilişkisi (sözleşme) vardır. Eğer bu ifa sürecinde, TCK m. 236/2'de sayılan hileli hareketler (örneğin, sözleşmede belirtilenden farklı veya eksik mal teslim edilmesi ve bunun kamu görevlisince hileli şekilde kabul edilmesi) yapılırsa, suçun unsurları tamamlanmış olur. Dolayısıyla, suçun oluşumu için alımın mutlaka bir 'ihale' usulüyle yapılmış olması şart değildir; kamuya karşı taahhüt altına girilen bir edimin varlığı yeterlidir.