Bir kişinin isminin 'gülünç olması' veya 'toplum içinde başka bir isimle tanınması' gibi sebepler, TMK m. 27 uyarınca isim değişikliği davası için 'haklı sebep' teşkil eder mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84555

Evet, her iki durum da TMK m. 27 uyarınca 'haklı sebep' olarak kabul edilmektedir. Kanun, haklı sebepleri sınırlı sayıda saymamış, her somut olayın özelliğine göre hakim tarafından takdir edilmesini öngörmüştür. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında, haklı sebep kavramı geniş yorumlanmaktadır. 'İsmin gülünç olması', kişinin sosyal ve psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine, alay konusu olmasına yol açtığı için kişilik haklarıyla doğrudan ilgili görülür ve geçerli bir haklı sebep sayılır. 'Kişinin toplum içinde başka bir isimle tanınması' ise daha da güçlü bir haklı sebeptir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin resmi kayıtlardaki isminin sosyal gerçeklikle örtüşmemesi, günlük hayatta, iş ve arkadaş çevresinde fiilen farklı bir isim kullanması ve bu isimle tanınması, resmi kimlik ile sosyal kimlik arasında bir ikilik yarattığı için haklı bir neden olarak kabul edilir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin kararlarına atıf yapılan metinde de 'kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve bunu kayden de taşımayı istemesinin haklı sebep teşkil edeceği' belirtilmiştir. Bu durum, kişinin isminin onun kişiliğinin bir parçası olduğu ve kendini en iyi ifade ettiğine inandığı isimle anılma hakkının bir yansımasıdır.