Kasten öldürme suçunun 'canavarca hisle veya eziyet çektirerek' (TCK m. 82/1-b) nitelikli halinin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/659 E., 2018/668 K. sayılı kararına göre, maktulün vücudundaki yara sayısının (somut olayda 23 bıçak darbesi) tek başına belirleyici bir ölçüt olmamasının hukuki gerekçesi nedir?
YCGK'nın 2017/659 E., 2018/668 K. sayılı kararına göre, maktulün vücudundaki yara sayısının çokluğu, tek başına TCK m. 82/1-b'deki nitelikli halin varlığı için yeterli değildir. Hukuki gerekçesi şudur: 'Canavarca his', suçun işleniş biçiminden ziyade failin psikolojik durumu ve güdüsüyle ilgili sübjektif bir unsurdur. Bu nitelikli hal, failin sırf öldürmüş olmaktan veya maktulün acı çekmesinden zevk alması, insani duygulardan yoksun, sadist bir ruh haliyle hareket etmesi durumunda oluşur. Somut kararda YCGK, sanığın eylemini, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan küfür ve bıçaklı saldırı hamlesi üzerine, o an ortaya çıkan ani bir hiddet ve kızgınlıkla gerçekleştirdiğini tespit etmiştir. Çok sayıda bıçak darbesi, bu ani ve yoğun öfke patlamasının bir sonucu olarak görülmüştür. Failin önceden gelen, sırf zevk için öldürmeye yönelik 'canavarca bir hisle' değil, o anki haksız tahrikin yarattığı hiddetle hareket etmesi, eylemin TCK m. 81 kapsamında (haksız tahrik indirimli) kasten öldürme olarak vasıflandırılmasını gerektirmiştir. Dolayısıyla, yara sayısı fiilin vahşetini gösterse de, nitelikli halin sübjektif unsuru olan 'canavarca his' saikinin varlığını otomatik olarak kanıtlamaz. Fiili işlemeye iten neden ile sonuç arasındaki orantısızlık ve failin subjektif durumu asıl belirleyici ölçütlerdir.