Yargılamanın yenilenmesi (muhakemenin iadesi) halinde dava zamanaşımı TCK m. 66/5'e göre nasıl işler? 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın bu konudaki düzenlemelerini karşılaştırarak, lehe kanun uygulamasında Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.03.2014 tarihli, 2012/3-909 E. sayılı kararında benimsediği 'karma uygulama yasağı' ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #84551

765 sayılı TCK'da, yargılamanın yenilenmesi halinde dava zamanaşımının işleyeceğine dair genel bir kural bulunmamaktaydı. Sadece m. 109'da, yeniden yargılama sonucu suç vasfı değişir ve bu yeni vasfa göre zamanaşımı önceki yargılamada dolmuşsa davanın düşeceği belirtilirdi. Buna karşılık, 5237 sayılı TCK'nın 66/5. maddesi, 'Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.' diyerek yargılamanın yenilenmesinde zamanaşımını açıkça düzenlemiştir. YCGK'nın 11.03.2014 tarihli, 2012/3-909 E. ve 2014/121 K. sayılı kararında, 5237 sayılı TCK'nın bu açık düzenlemesi nedeniyle yargılamanın yenilenmesinde zamanaşımının varlığı açısından sanık lehine olduğu kabul edilmiştir. Ancak, lehe kanun tespiti yapıldıktan sonra 'karma uygulama yasağı' gündeme gelir. Bu ilkeye göre, mahkeme, lehe kanun olarak 5237 sayılı TCK'yı belirledikten sonra, zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında daha kısa olduğu için 765 sayılı TCK'nın sürelerini (m. 102, 104) uygulayamaz. YCGK, '765 sayılı TCK’nda yargılamanın yenilenmesi muhakemesinde dava zamanaşımının öngörülmemesi, bu nedenle 5237 sayılı TCK’nun lehe olduğunun kabul edilmesi karşısında, zamanaşımının da 5237 sayılı TCK’nun 66 ve 67. maddelerinde belirlenen esaslara göre hesaplanması gerekmektedir. Aksi yöndeki kabul, lehe kanun uygulamasında karma uygulama sonucunu doğuracak olup, usul ve kanuna aykırılık oluşturacaktır.' diyerek bu durumu açıklamıştır. Yani, zamanaşımının varlığı 5237 sayılı Kanuna göre, süresi ise 765 sayılı Kanuna göre belirlenemez; lehe olduğu tespit edilen kanun bir bütün olarak uygulanmalıdır.