Dava sırasında ölen davacının vekilinin, mirasçıların davaya devam etmeyeceklerine yönelik beyanı, mahkemenin taraf teşkili sağlamadan 'konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına' dair bir karar vermesi için yeterli midir? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/18268 E. sayılı kararını bu bağlamda analiz ediniz.
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/18268 E., 2016/8893 K. sayılı kararına göre bu durum usul ve yasaya aykırıdır. Kararda vurgulanan temel ilkeler şunlardır: 1. **Vekalet İlişkisinin Sona Ermesi:** Davacının ölümü ile avukat ile arasındaki vekalet ilişkisi sona erer. Avukatın davaya devam edebilmesi için mirasçılardan yeni bir vekaletname alması gerekir. 2. **Zorunlu Dava Arkadaşlığı:** Davacının ölümü ile mirasçıları arasında elbirliği mülkiyeti oluşur ve aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur. Bu nedenle, vekilin tek başına tüm mirasçılar adına beyanda bulunması hukuken mümkün değildir. 3. **Hukuki Dinlenilme Hakkı:** Mahkemenin, ölen davacının tüm mirasçılarına usulüne uygun tebligat yaparak onları davadan haberdar etmesi ve davayı takip etme olanağı tanıması gerekir. Bu yapılmadan, yani taraf teşkili sağlanmadan, sadece vekilin beyanına dayanarak davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesi, mirasçıların Anayasa'nın 36. ve HMK'nın 27. maddelerinde güvence altına alınan hukuki dinlenilme haklarının ihlalidir. Yargıtay bu gerekçelerle, tüm mirasçılara tebligat yapılmaksızın verilen kararı bozmuştur.