HMK madde 115'in 'dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır' ilkesi ile HMK 137, 138 ve 140. maddelerdeki 'ön inceleme aşaması' düzenlemeleri arasındaki ilişkiyi Hukuk Genel Kurulu'nun (2017/489 E., 2018/1176 K.) ve dairelerin (örneğin 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/653 E., 2017/1536 K.) muhalefet şerhleri de dahil olmak üzere yorumlayınız. Bu düzenlemeler, dava şartlarının incelenmesinin 'en erken' veya 'en geç' ne zaman yapılması gerektiğini nasıl belirler?
HMK madde 115/1, dava şartlarının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden (re'sen) araştırılacağını belirtir. Bu ilke, dava şartlarının davanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için her zaman var olması gereken koşullar olduğunu vurgular. Ancak, HMK'daki yargılama aşamaları (dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama, hüküm) bu re'sen inceleme yükümlülüğü ile nasıl bir uyum içindedir sorusu, özellikle ilk aşamalarda görevsizlik kararı verilmesi durumunda ortaya çıkar. **Dilekçeler Aşamasında Karar Verme Yetkisi:** * **Çoğunluk Görüşü (HMK 15. HD 2017/653 E., 2017/1536 K. ve 2017/196 E., 2017/1217 K. sayılı kararları):** Bu kararlar, HMK 137/1'e göre ön incelemenin dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağını, HMK 138. maddesinin dava şartları hakkında dosya üzerinden karar vermeye izin verse de, bunun 'dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmadığını' belirtmiştir. Yani, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmeden, dilekçeler aşaması tamamlanmadan görevsizlik gibi usulden ret kararı verilmesini, Anayasa'nın 36. ve AİHS 6. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulmuştur. Bu görüşe göre, dava şartlarının incelenmesi en erken ön inceleme aşamasında, yani taraf teşkilinin sağlandığı ve dilekçelerin tamamlandığı bir aşamada yapılmalıdır. * **Muhalefet Görüşü (HMK 15. HD 2017/653 E., 2017/1536 K. ve 2017/196 E., 2017/1217 K. sayılı kararlarındaki muhalefet şerhleri):** Muhalif üyeler, HMK 115. maddesinin 'her aşamada kendiliğinden araştırır' düzenlemesinin, henüz taraflara tebligat yapılmadan 'tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden ret kararı verilebileceği' anlamına geldiğini savunmuşlardır. Onlara göre, HMK 137, 138 ve 140. maddelerdeki düzenlemeler, dava şartlarının incelenmesinin 'en erken değil, en geç ne zaman yapılması gerektiğini' gösterir. Yani, bu hükümler, incelenmemişse tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtir, ancak daha erken bir aşamada incelemeye engel değildir. **Hukuk Genel Kurulu'nun Yaklaşımı (2017/489 E., 2018/1176 K. - muhalefet şerhinde):** Hukuk Genel Kurulu kararındaki muhalefet şerhi de benzer bir yaklaşım sergiler: 'Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden red kararı verilebilir.' **Sonuç:** HMK 115'in 'her aşamada kendiliğinden araştırma' ilkesi, teorik olarak yargılamanın başında da dava şartlarının incelenmesine izin verir. Ancak, Yargıtay'ın çoğunluk görüşü, hukuki dinlenilme hakkı gereği, davalıya dilekçenin tebliğ edilerek savunma imkanı tanınmadan (yani dilekçeler aşaması tamamlanmadan) verilen dava şartı yokluğundan ret kararlarını hukuka aykırı bulmaktadır. Bu, dava şartlarının incelenmesinde 'en erken' ne zaman karar verilebileceği konusunda önemli bir sınırlama getirmektedir: Taraf teşkilinin sağlanması ve davalının savunma hakkının güvence altına alınması önceliklidir.