TCK madde 257'deki 'Görevi Kötüye Kullanma Suçu'nda, 'muhtar'ın 'kamulaştırma kararı olmaksızın veya malikinin rızası alınmadan' taşınmazdan kanalizasyon borusu geçirmesi eyleminin hukuki vasfını Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/8360 E., 2017/2567 K. sayılı kararı bağlamında analiz ediniz. Bu eylemin neden TCK 257 yerine TCK 154/1 ('hakkı olmayan yere tecavüz') veya TCK 261 ('kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf') suçunu oluşturabileceğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83134

TCK madde 257'de düzenlenen 'Görevi Kötüye Kullanma Suçu', kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da kişilere haksız menfaat sağlamasıyla oluşur. Bu suç, 'genel, tali ve tamamlayıcı' bir hüküm olup, fiilin kanunda ayrıca özel bir suç olarak tanımlandığı hallerde o özel hüküm öncelikle uygulanır ('lex specialis derogat legi generali' ilkesi). **Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin Yaklaşımı (2014/8360 E., 2017/2567 K.):** Bu kararda, muhtar olarak görev yapan sanığın, 'kamulaştırma kararı olmaksızın veya malikinin rızası alınmadan, katılanın hissesinin bulunduğu taşınmazdan kanalizasyon borusu geçirdiği' iddia edilen olay ele alınmıştır. Yerel mahkeme bu eylemi görevi kötüye kullanma olarak değerlendirmiş, ancak Yargıtay bunu hukuka aykırı bulmuştur. **Suç Vasfının Belirlenmesi ve Özel Hükümler:** Yargıtay, sanığın eyleminin TCK 257 yerine başka özel suçları oluşturabileceğine işaret etmiştir: 1. **TCK 154/1 (Hakkı Olmayan Yere Tecavüz):** Bu madde, 'Bir başkasına ait taşınmaz veya eklentilerine malik veya zilyet sıfatıyla başkasına ait olmayan bir yer gibi tasarruf eden veya bundan yararlanan veya başkasına devreden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' hükmünü içerir. Muhtarın, kamulaştırma olmaksızın özel mülke kanalizasyon borusu döşemesi, taşınmaz üzerinde hakkı olmadığı halde bir tasarruf eylemi niteliğinde olup, bu suça vücut verebilir. 2. **TCK 261 (Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf):** Bu madde, 'İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' hükmünü içerir. Bu suç, kamu görevlisinin yetkisini kötüye kullanarak özel mülk üzerinde usulsüz tasarrufta bulunmasını özel olarak cezalandırır. Muhtarın bu eylemi, kanuni koşullar olmadan taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunması nedeniyle bu suça da girebilir. **Mahkemenin Hatalı Kararı:** Yargıtay, davaya bakmanın, delillerin takdir ve tartışılmasının Asliye Ceza Mahkemesinin görev kapsamında olduğunu belirterek, 'görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden karar tarihinde faaliyette bulunan sulh ceza mahkemesinde yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması'nı bozma nedeni saymıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin işledikleri fiillerin hukuki vasfının doğru belirlenmesinin önemini vurgular. Eğer fiil için özel bir suç tipi mevcutsa, genel nitelikteki görevi kötüye kullanma suçu yerine o özel hükmün uygulanması gerekir.