TCK madde 257'deki 'Görevi Kötüye Kullanma Suçu'nda 'failin kasıt' unsurunu, ihmali davranışlarla (TCK 257/2) işlenmesi durumunda nasıl yorumlandığını Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/11535 E., 2018/4352 K. sayılı kararı bağlamında değerlendiriniz. Özellikle, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin yaş kriterine aykırı üye kaydı yapması eyleminin suç vasfını nasıl etkilediğini açıklayınız.
TCK madde 257'deki görevi kötüye kullanma suçu, kasten işlenebilen bir suçtur. Bu, failin görevinin gereklerine aykırı davranışı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerektiği anlamına gelir. Suç hem icrai (olumlu hareket) hem de ihmali (yapmama veya gecikme) davranışla işlenebilir ve bu ayrım ceza miktarı üzerinde doğrudan etkilidir. **Avukatların İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanması (TCK 257/2):** Avukatlar, 1163 sayılı Avukatlık Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca müvekkillerine karşı belirli yükümlülükler altındadır. Bu yükümlülüklerin bilerek ve isteyerek yerine getirilmemesi (ihmal) veya geciktirilmesi sonucunda kişilerin mağduriyetine neden olunması, ihmali görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. **Yargıtay 5. Ceza Dairesi Kararları:** 1. **2014/10795 E., 2018/3288 K. sayılı karar:** Sanık avukatın, kendisine teslim edilen çek bedellerini tahsil etmek ve karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunmak üzere masraf aldığı halde, icra takibi başlatmadığı, suç duyurusunda bulunmadığı ve vekalet süresi sona erdiği halde çekleri iade etmeyerek müvekkilini mağdur ettiği iddia edilmiştir. Yargıtay, bu eylemleri 'sanığın katılandan teslim aldığı çeklerle ilgili icra takibi başlatmamak ve çekler ile masraf avansını katılana iade etmemek şeklinde kabul edilen eylemlerinin TCK’nın 257/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden 257/1. maddesiyle uygulama yapılması'nı bozma nedeni saymıştır. Bu karar, avukatın yapması gereken işlemleri yapmaması veya geciktirmesi gibi pasif davranışları TCK 257/2 kapsamında değerlendirir. 2. **2014/8248 E., 2017/2543 K. sayılı karar:** Sanık avukatın, katılana ait taşınmazla ilgili dava açmak amacıyla vekalet üstlenip masraf aldığı halde bu görevini yerine getirmemesinden ibaret eylemi ele alınmıştır. Yargıtay, bu eylemi 'ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve TCK’nın 257/2. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 257/1. maddesi uyarınca icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması'nı bozma nedeni saymıştır. **TCK 257/1 ve 257/2 Arasındaki Ayrım:** * **TCK 257/1 (İcrai Davranış):** Görevinin gereklerine aykırı, aktif ve olumlu bir hareketle suçun işlenmesidir. Örneğin, bir kamu görevlisinin sahte belge düzenlemesi veya yetkisi olmadığı halde bir işlem yapması. * **TCK 257/2 (İhmali Davranış):** Görevinin gereklerini yapmakta kasıtlı olarak ihmal veya gecikme göstererek suçun işlenmesidir. Avukatın kendisine verilen görevleri (dava açma, takip başlatma, evrak iadesi gibi) bilerek ve isteyerek yapmaması veya makul süre içinde yapmaması bu kapsamdadır. Bu kararlar, avukatların mesleki yükümlülüklerini yerine getirmedeki ihmallerinin genellikle TCK 257/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, icrai bir davranışın somut olarak tespit edilmediği durumlarda 257/1'in uygulanamayacağını göstermektedir. Önemli olan, bu ihmal veya gecikmenin 'bilerek ve istenerek' yapılmış olması ve kişilerin mağduriyetine yol açmasıdır.