TCK madde 21'de düzenlenen 'kast' kavramı açısından, failin hedefi olan kişiye yönelik eylemi sırasında 'yanılgı' sonucu farklı bir kişinin zarar görmesi durumunda (aberatio ictus) kastın nasıl belirlendiğini Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/12575 E., 2017/28599 K. sayılı kararı bağlamında açıklayınız. Özellikle, sanığın hedefi olan kişiye ateş ederken, annesi olan üçüncü bir kişinin isabet alması durumunda olası kast hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83108

TCK madde 21, suçun oluşması için kastın varlığını arar. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Failin bir eylemde bulunurken hedefindeki kişiyi değil de, istemeyerek üçüncü bir kişiyi vurması 'hedefte sapma' (aberatio ictus) olarak adlandırılır ve kastın belirlenmesi açısından karmaşık bir durum yaratır. **Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin Yaklaşımı (2015/12575 E., 2017/28599 K.):** Bu kararda, sanığın hedefi konumundaki katılan '...'a ateş ederken, onun önüne geçen annesi katılan 'Yeter Temur'un isabet alıp yaralandığının iddia ve kabul edildiği olayda, 'sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükümde, olası kast hükümlerini düzenleyen TCK’nın 21/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması' bozma nedeni sayılmıştır. **Kastın Belirlenmesi ve Olası Kastın Uygulanması:** * **Doğrudan Kastın Devamlılığı:** Hukuki sistemimizde, hedefte sapma durumlarında genellikle, failin hedefindeki kişiye yönelik doğrudan kastının, zarar gören kişi açısından da devam ettiği kabul edilir. Yani, sanık '...'ı kasten yaralamak istemiştir; bu kastın 'Yeter Temur'a yöneldiği kabul edilir. Bu durumda 'kasten yaralama' suçu oluşur. Ancak, burada 'kasten yaralama'nın doğrudan mı, yoksa olası kastla mı işlendiği tartışılır. * **Olası Kastın Değerlendirilmesi:** Yargıtay'ın bu kararı, sanığın 'Yeter Temur'u doğrudan hedef almadığı, ancak hedefindeki kişinin annesi olması ve bu kişinin de orada bulunabileceğini öngörmesi gerektiği (veya öngörmesine rağmen kabullendiği) ihtimalini gündeme getirir. Eğer sanık, 'Yeter Temur'un araya girebileceğini, hedefindeki kişi yerine ona isabet edebileceğini öngörmesine rağmen, bu neticeyi kabullenerek ateş etmeye devam etmişse, 'Yeter Temur'a karşı 'olası kastla yaralama' suçu oluşur (TCK 21/2). Bu, 'öyle veya böyle her halde ateş ederdim' düşüncesini yansıtır. Mahkemenin, bu hususu tartışmaması bozma nedeni yapılmıştır, zira bu durum cezanın miktarını etkileyebilir. Karar, hedefte sapma durumlarında failin kastının karmaşıklığını ve özellikle üçüncü kişilere yönelik fiillerde 'olası kast'ın uygulama alanını dikkatlice inceleme gerekliliğini vurgulamaktadır. Failin, eyleminin potansiyel ikincil sonuçlarını öngörüp öngörmediği ve bu sonuçlara karşı takındığı tutum, suçun vasfını ve ceza sorumluluğunu belirleyici olacaktır.