HMK madde 115'in 'dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır' ilkesini, 'görevli mahkeme'nin belirlenmesindeki önemini ve bu belirlemedeki yanılgının hukuki sonuçlarını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/17413 E., 2018/2119 K. sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/13191 E., 2017/18187 K. ve 2016/799 E., 2017/10711 K. sayılı kararları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83105

HMK madde 115/1, mahkemenin dava şartlarını (HMK 114) davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) araştırma yükümlülüğünü getirir. Bu, dava şartlarının davanın açıldığı andan hükmün kurulduğu ana kadar varlığını sürdürmesi gereken koşullar olduğu anlamına gelir. 'Mahkemenin görevli olması' (HMK 114/1-c) ise temel bir dava şartıdır ve kamu düzenine ilişkin olduğu için mahkemece her zaman dikkate alınır. **Görevli Mahkemenin Belirlenmesindeki Önem ve Yanılgının Sonuçları:** Görevli mahkemenin hatalı belirlenmesi, davanın usulden reddine yol açar ve temyiz halinde bozma nedenidir. Yargıtay kararları bu hususta şunları vurgulamaktadır: 1. **Kredi Kartı Borcu Uyuşmazlığı (Yargıtay 19. HD 2016/17413 E., 2018/2119 K.):** Bu kararda, davacı bankanın kredi kartı borcundan kaynaklanan bir davanın Ticaret Mahkemesinde açıldığı, ancak mahkemenin görevsizlik kararı verdiği bir durum ele alınmıştır. Yargıtay, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 44/2. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesi (dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi) ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca, davanın aslında 'Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu'nu veya 'Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği'ni belirtmiştir. Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı vermesi, görev belirlemedeki yanılgı nedeniyle bozma nedeni sayılmıştır. Bu, usul ekonomisi ve doğru yargılamanın sağlanması açısından kritik bir tespittir. 2. **Kira İlişkisinden Doğan Alacak Davaları (Yargıtay 3. HD 2016/13191 E., 2017/18187 K.):** Bu kararda, kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebiyle açılan dava incelenmiştir. HMK 4/1-a maddesi uyarınca 'kira ilişkisinden doğan alacak davaları' Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevindedir. Yerel mahkeme, bu kuralı göz ardı ederek Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın esasına girmiştir. Yargıtay, 'uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması'nı usul ve yasaya aykırı bularak bozmuştur. 3. **Sebepsiz Zenginleşme ve Kira İlişkisi (Yargıtay 3. HD 2016/799 E., 2017/10711 K.):** Murislerinden kalan taşınmazların kullanılması nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan kira bedeli alacağı istemiyle açılan itirazın iptali davasında, Yargıtay, 'uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.' şeklinde hükmetmiştir. Bu karar, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesinin ve buna bağlı görevli mahkemenin doğru tespitinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu kararlar, görevli mahkemenin tespitinin bir dava şartı olması nedeniyle, mahkemenin bu hususta yapacağı hatalı değerlendirmelerin, davanın usulden reddi veya temyiz üzerine bozma kararı ile sonuçlanacağını açıkça ortaya koymaktadır. Görevli mahkeme, davanın doğru bir şekilde ilerlemesi ve esastan karara bağlanabilmesi için vazgeçilmez bir ön koşuldur.