TCK madde 257'deki 'Görevi Kötüye Kullanma Suçu'nda, 'haklı olan işin görülmesinden sonra kişilerden yarar sağlanması' durumunun suç oluşturup oluşturmadığını ve bunun 'rüşvet' veya 'icbar suretiyle irtikap' suçları ile nasıl ayrıştığını gerekçe ve Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.
TCK madde 257'nin gerekçesine göre, 'haklı olan işin görülmesinden sonra kişilerden yarar sağlanması da, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur.' Bu durum, kamu görevlisinin zaten yapması gereken bir işi (hukuka uygun bir faaliyeti) yaptıktan sonra, bu işin karşılığında kendisine veya bir başkasına menfaat temin etmesidir. Gerekçe, bu yararın kamu görevlisi sıfatından ve işi görmüş olmaktan kaynaklandığını, kişilerin kaygıyla hareket etmesi nedeniyle görünüşte rızaya dayalı olsa bile bir mağduriyetin varlığını kabul etmek gerektiğini belirtir. Bu durum, rüşvet ve icbar suretiyle irtikap suçlarından ayrışır: 1. **Rüşvet (TCK 252):** Rüşvet, kamu görevlisinin görevinin gereklerine **aykırı olarak** (yasa dışı bir işi yapmak veya yasal bir işi yapmamak için) bir işi yapması veya yapmaması karşılığında menfaat temin etmesidir. Rüşvette bir anlaşma (pazarlık) ve görevde bir yasa dışılık söz konusudur. Örneğin, bir ruhsatı, şartları taşımadığı halde vermek karşılığında para almak. 2. **İcbar Suretiyle İrtikap (TCK 250/1):** İrtikap, kamu görevlisinin görevinin gereklerine **uygun davranmak amacıyla** (yani zaten yapması gereken veya yapmaması gereken bir işi hukuka uygun şekilde yapmak/yapmamak için) kişileri hukuka aykırı olarak menfaat sağlamaya zorlamasıdır (icbar etmesi). Burada kamu görevlisi, kişiyi bir manevi cebirle veya başka bir yolla zorlar ve bu zorlama sonucu menfaat elde eder. Örneğin, hukuka uygun bir ruhsatı vermek için yetkisini kötüye kullanarak vatandaşı para vermeye zorlamak. 3. **Görevi Kötüye Kullanma (Haklı İşin Görülmesinden Sonra Yarar Sağlama):** Eğer somut olayda, kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun bir işi yaptıktan sonra kendisine menfaat sağlanmışsa ve bu menfaat temini için ne rüşvetteki gibi bir 'anlaşma' ne de irtikaptaki gibi bir 'icbar' (zorlama) durumu söz konusu değilse, fiil görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilir. Gerekçede belirtildiği gibi, 'kişinin menfaat sağlama yönünde icbar edildiği yönünde somut dayanak noktalarının bulunmaması durumunda, fiil görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilerek cezaya hükmedilecektir.' Buradaki 'nüfuz' kullanımı daha dolaylıdır ve kamu görevlisinin sıfatından kaynaklanan kaygı veya beklenti ile ilişkilidir, ancak doğrudan bir zorlama veya yasa dışı anlaşma içermez. Özetle, görevini kötüye kullanma suçunda haklı işin görülmesinden sonra menfaat temini, rüşvet ve irtikabın özel şartları (anlaşma/zorlama ve görevdeki aykırılık/uygunluk) oluşmadığında uygulanır. Bu durum, kamu hizmetlerindeki güvenin sarsılmasını ve kamu görevlisinin kendi sıfatını menfaat temini için kullanmasını genel bir çerçevede cezalandırma amacını taşır.