HMK madde 115 bağlamında, Sulh Hukuk Mahkemelerinin 'kira ilişkisinden doğan alacak davalarındaki' münhasır görevi ve bu görevin kamu düzenine ilişkin olması, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan benzer bir davanın akıbetini nasıl etkiler? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/13191 E., 2017/18187 K. ve 2016/799 E., 2017/10711 K. sayılı kararları ışığında 'görevsizlik nedeniyle usulden ret' kararının hukuki gerekçelerini tartışınız.
HMK madde 114/1-c uyarınca, mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır ve bu husus HMK madde 1 uyarınca kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle, mahkeme, davanın her aşamasında (HMK 115/1) görevli olup olmadığını kendiliğinden (re'sen) araştırır ve görevsiz olduğunu tespit ederse davayı HMK 115/2 uyarınca usulden reddeder. HMK madde 4/1-a, 'Kiralanan taşınmazların, ... kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda' Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu açıkça düzenlemektedir. Bu hüküm, kira ilişkisinden kaynaklanan alacak davalarının Sulh Hukuk Mahkemelerinin münhasır görev alanına girdiğini gösterir. **Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin Yaklaşımı:** * **2016/13191 E., 2017/18187 K. sayılı karar:** Davacıların murisi ile davalıya ait taşınmazlar arasında kira ilişkisi olduğu ve bu ilişkiden kaynaklanan ağaç bedelleri ile kullanım gelirine ilişkin alacak talebiyle açılan davayı incelemiştir. Dava, HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış ve davacıların dayanağı kira sözleşmesidir. Yargıtay, uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu gözeterek, Asliye Hukuk Mahkemesince 'görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması'nı usul ve yasaya aykırı bularak bozmuştur. * **2016/799 E., 2017/10711 K. sayılı karar:** Murislerinden kalan taşınmazların davalılar tarafından kullanılıp işletilmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan kira bedeli alacağı istemini içeren itirazın iptali davasını incelemiştir. Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Yargıtay, bu tür bir uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşmeden kaynaklansa bile, kira ilişkisi temelinde oluştuğu ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kabul edilmelidir. Ancak kararda, uyuşmazlığın 'sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin' olduğu belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu ifade edilmiş, ardından 'uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.' şeklinde hükmedilmiştir. Bu kararda, kira ilişkisi kökenli alacak davalarının genel hükümlere tabi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne mi, yoksa kira hukukunun özel hükümlerine tabi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne mi gireceği hususunda somut olaydaki hukuki nitelendirme belirleyici olmuştur. Her iki karar da, görev kurallarının kamu düzeninden olması nedeniyle mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğini ve görevsiz mahkemenin davanın esasına girmeksizin usulden ret kararı vermesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, usul ekonomisi ve adil yargılama ilkelerinin bir gereğidir, zira görevsiz mahkemede görülen bir dava, eninde sonunda usulden reddedilecektir.