HMK madde 115'in 'dava şartı yokluğu' nedeniyle 'usulden ret' kararlarında, 'yargılama gideri olarak vekalet ücreti'nin tahsili ve irat kaydı hususunu, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/26955 E., 2017/17912 K. sayılı kararı bağlamında değerlendiriniz. Özellikle, 'katılanın talebi üzerine kendisine Baro tarafından tayin edilen avukat için ödenen miktarın' hukuki mahiyeti ve tahsil usulü hakkında mahkemelerin yapması gereken doğru uygulamayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83096

HMK madde 115/2'ye göre, mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ettiğinde davanın usulden reddine karar verir. Bu ret kararı, yargılamanın sonlanması anlamına gelir ve bu durumda yargılama giderleri (vekalet ücreti dahil) hakkında da bir karar verilmesi gerekir. **Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin Yaklaşımı (2017/26955 E., 2017/17912 K.):** Bu karar, sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü incelemiştir. Kararda, 'Katılanın talebi üzerine kendisine Baro tarafından tayin edilen avukat için ödenen miktarın yargılama gideri olarak sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydı gerekirken, Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen miktarın sanıktan alınarak katılana verilmesine karar verilmesi'nin kanuna aykırı olduğu belirtilerek bozma nedeni yapılmıştır. **Hukuki Mahiyet ve Tahsil Usulü:** 1. **Vekalet Ücretinin Yargılama Gideri Niteliği:** Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, yargılama giderleri arasında vekalet ücreti de yer alır (HMK 323/1-ğ). Bu giderler, yargılama sonunda haklı çıkan tarafa, haksız çıkan taraftan tahsil edilerek yükletilir (HMK 326/1). 2. **Baro Tarafından Tayin Edilen Avukatın Ücreti:** Eğer katılanın (burada suçtan zarar görenin) talebi üzerine Baro tarafından kendisine avukat tayin edilmiş ve bu avukatın ücreti (genellikle adli yardım kapsamında veya Baro'nun kendi fonlarından) ödenmişse, bu ödenen miktar yargılama gideri niteliğindedir. Bu ücret, mahkeme kararı ile haksız çıkan taraftan (sanıktan) tahsil edilerek 'Hazineye irat kaydedilmelidir'. Bunun nedeni, Baro'nun (veya devletin) bu avukata yaptığı ödemenin bir kamu hizmeti kapsamında olması ve bu giderin nihayetinde kamuya geri dönmesi gerektiğidir. 3. **Hatalı Uygulama:** Kararda, yerel mahkemenin 'Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen miktarın sanıktan alınarak katılana verilmesine' karar vermesi hatalı bulunmuştur. Zira katılan, bu avukatlık ücretini doğrudan kendi cebinden ödememiş, Baro aracılığıyla bir kamu kaynağı kullanılmıştır. Bu durumda, vekalet ücreti doğrudan katılana ödenmemeli, hazineye gelir kaydedilmelidir. Bu karar, yargılama giderleri ve özellikle vekalet ücretinin tahsili konusundaki usuli kuralların doğru uygulanmasının önemini vurgular. Hatanın temelinde, yargılama gideri mahiyetindeki bu ödemenin kişisel bir alacak gibi değerlendirilmesi yatmaktadır.