TCK madde 21'de tanımlanan 'kast' kavramı, failin 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçunda nasıl değerlendirilir? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2010/17216 E., 2012/4600 K. sayılı kararında, 'olası kastla' işlendiği kabul edilen bu suçta cezada indirim yapılmamasının hukuki gerekçesini açıklayınız. Ayrıca, 'suç örgütü'ne üyelik suçunda kastın belirlenmesi kriterlerini tartışınız.
TCK madde 21'e göre kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu (TCK 188), kasten işlenebilen bir suçtur. Ancak, bu suçun 'olası kast' ile işlenip işlenemeyeceği veya hangi durumlarda olası kastın uygulanacağı, Yargıtay içtihatlarında önemli bir tartışma konusudur. **Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin Yaklaşımı (2010/17216 E., 2012/4600 K.):** Bu kararda, 'Uyuşturucu madde ticareti yapma' suçundan yargılanan sanık hakkında, 'suçu olası kastla işlediği kabul edilen sanık hakkında tayin olunan cezadan TCK’nın 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılmaması suretiyle fazla ceza tayini'nin bozma nedeni olduğu belirtilmiştir. Bu durum, mahkemenin sanığın eylemini olası kastla işlediğini kabul ettiğini ancak buna rağmen TCK 21/2 maddesinde öngörülen ceza indirimini uygulamadığını gösterir. Eğer mahkeme sanığın olası kastla hareket ettiğini kabul etmişse, yasal gereği olan indirimi uygulamak zorundadır; aksi takdirde 'fazla ceza tayini' söz konusu olur ve bu da hukuka aykırıdır. **Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunda Kast:** Genellikle uyuşturucu madde ticareti suçunda, failin uyuşturucu maddeyi satma, başkasına verme, depolama gibi eylemlerinde 'doğrudan kast'ın varlığı aranır. Yani failin uyuşturucu madde olduğunu bilmesi ve bu eylemleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Ancak, kararda 'olası kastla işlediği kabul edilen' ifadesi, olayın somut özelliklerine göre, failin uyuşturucu madde niteliğini tam olarak bilmese de (örneğin, şüpheli bir maddeyi uyuşturucu olabileceğini öngörmesine rağmen satması) veya belirli bir neticeyi (örneğin, küçük bir miktar satarken bunun yayılmasına veya başkalarının da uyuşturucu kullanımına yol açabileceğini) kabullenerek hareket etmesi durumunda olası kastın uygulanabileceğine işaret etmektedir. **Suç Örgütüne Üyelik Suçunda Kastın Belirlenmesi:** TCK 220. maddesinde düzenlenen 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' veya 'örgüte üye olma' suçlarında kastın belirlenmesi, örgütün varlığından haberdar olma, bilerek ve isteyerek örgüte katılma ve örgütün hiyerarşik yapısında yer alma gibi kriterlere dayanır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2017/2759 E., 2017/1184 K. sayılı kararı (bu kararda suç örgütü üyeliği değil, görevi kötüye kullanma azmettirme ve tehdit suçları ele alınmıştır, ancak örgüt suçları bağlamında genel ilkeler geçerlidir), örgüt üyeliği için 'örgütün varlığından haberdar olmalı, bilerek ve isteyerek ona üye olması ve örgütün hiyerarşik yapısında da yerini alması gerekir' der. Sadece soyut beyanlar veya sosyal ilişkiler (örneğin akrabalık) örgüt üyeliği için yeterli değildir; kişinin fiilen örgüte katılımının ve örgütün amaçları doğrultusunda hareket ettiğinin somut delillerle ispatı gerekir. Bu, failin örgütün faaliyetlerini ve amacını bilerek ve isteyerek bu yapının bir parçası olmayı kabul etmesi anlamına gelir.