TCK madde 109'da düzenlenen 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçu ile TCK madde 149'da düzenlenen 'nitelikli yağma' suçu arasındaki ilişkiyi, özellikle hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi halinde, TCK madde 42 (bileşik suç) ve TCK madde 142/4'ün (hırsızlık suçunu işlemek amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi) hükümleri çerçevesinde değerlendiriniz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/13-331 E., 2017/30 K. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83078

TCK madde 109 kişiyi hürriyetinden yoksun kılmayı, TCK madde 149 ise nitelikli yağmayı düzenler. Bu iki suç arasındaki ilişki, TCK'daki içtima kuralları, özellikle bileşik suç ve gerçek içtima prensipleri üzerinden kurulur. **Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma İlişkisi:** * **Yağmanın Bileşik Suç Niteliği:** Yağma suçu (TCK 148, 149), hırsızlık (malvarlığına yönelik) ve cebir/tehdit (kişi özgürlüğüne/vücut dokunulmazlığına yönelik) suçlarının bir araya gelmesiyle oluşan bileşik bir suçtur. TCK 42'ye göre, 'biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.' Yani, mal almak amacıyla uygulanan cebir veya tehdit (ve bu kapsamda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiili), yağma suçunun bir unsuru haline geldiğinde, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza verilmez; fail sadece yağmadan cezalandırılır. * **YCGK 2015/13-331 E., 2017/30 K. Sayılı Karar:** Bu karar, doğrudan yağma suçunu değil, 'nitelikli hırsızlık suçuna teşebbüs ve mala zarar verme suçu yanında, ayrıca işyeri dokunulmazlığının ihlali suçuna teşebbüsü' oluşturup oluşturmayacağı uyuşmazlığını ele almıştır. Karar, TCK 142/1-b'deki 'bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında' hırsızlığın nitelikli hal olduğunu ve bu durumda bina/eklentiye girmenin suçun unsuru olmadığını belirtmiştir. Ancak, hırsızlık suçunun işlenmesi sırasında bina veya işyerine girilmesi ve malvarlığına zarar verilmesi halinde, TCK'nın 'gerçek içtima' kuralı gereği hırsızlık suçunun yanında ayrıca 'konut veya işyeri dokunulmazlığını bozma' (TCK 116) ve 'mala zarar verme' (TCK 151) suçlarının da oluşacağını ve failin bu suçlardan da cezalandırılması gerektiğini açıkça vurgulamıştır. Bu durumu pekiştirmek için 5560 sayılı Kanun ile TCK 142. maddeye eklenen 4. fıkranın gerekçesine atıf yapılmıştır: 'Hırsızlık suçunu işlemek için başkasının konutuna girilmesi veya mal varlığına zarar verilmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmetmek gerekir'. **Bağlantı ve Ayrım:** Bu karar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla doğrudan ilgili olmasa da, TCK'daki genel içtima prensibini ve özellikle malvarlığı suçları ile kişisel özgürlükleri veya mülkiyeti koruyan diğer suçlar arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturması açısından önemlidir. Yağma suçu bir 'bileşik suç' olduğundan, o suçun unsuru olan hürriyetten yoksun kılma eylemi ayrıca cezalandırılmaz. Ancak, yağma suçu dışındaki durumlarda, hürriyetten yoksun kılma fiili başka bir suçun (örneğin kasten yaralama gibi) zorunlu unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni değilse, gerçek içtima kuralları uyarınca ayrı bir suç olarak değerlendirilir ve cezalandırılır.