Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/5833 E., 2017/5286 K. sayılı kararında, 'Kasten Yaralama' eyleminin 'Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma' suçunun cebir unsurunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi ne anlama gelmektedir? Bu durum, TCK madde 42'deki 'bileşik suç' prensibiyle nasıl açıklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83069

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/5833 E., 2017/5286 K. sayılı kararı, 'Kasten Yaralama' eyleminin 'Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma' suçunun (TCK 109) 'cebir' unsurunu oluşturduğu durumlarda nasıl bir hukuki değerlendirme yapılması gerektiği konusunda önemli bir prensibi vurgulamaktadır. Kararda, 'Dosya kapsamına uygun şekilde sanık …‘in, mağdure …‘ya yönelik kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsuru içinde kaldığı kabul edilerek bu suçtan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması' bozma nedeni sayılmıştır. Bu durum, TCK madde 42'deki 'bileşik suç' prensibiyle açıklanır: * **Bileşik Suç (TCK 42):** 'Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.' Yani, iki ayrı eylem (kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) tek başlarına suç teşkil etse de, eğer birisi diğerinin kanuni tanımının zorunlu bir parçası haline geliyorsa, faile tek bir suçtan ceza verilir. * **Uygulama:** Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun TCK 109/2 fıkrasında yer alan 'cebir' nitelikli hali, mağdura karşı fiziki güç kullanılmasını gerektirir. Eğer kasten yaralama eylemi (özellikle basit nitelikteki yaralamalar), mağdurun özgürlüğünü kısıtlamak veya alıkoymak için kullanılan bu 'cebir' unsurunu oluşturuyorsa, yaralama eylemi hürriyetten yoksun kılma suçunun içinde erir. Bu durumda, yaralama fiili kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun bir unsuru haline geldiği için, ayrıca kasten yaralama suçundan hüküm kurulmaz. Yargıtay, bu sebeple 'hüküm kurulmasına yer olmadığına' karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir, çünkü beraat kararı farklı hukuki sonuçlar doğurur (örneğin, suçun işlenmediği anlamına gelirken, hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı suçun işlendiği ancak ceza verilmemesi gerektiği anlamına gelir). Özetle, kasten yaralama fiilinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturduğu hallerde, TCK 42 gereği 'bileşik suç' prensibi uyarınca tek bir suçtan (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halinden) ceza verilir ve yaralama suçundan ayrıca hüküm kurulmaz. Bu, hukuki gerekliliktir ve çifte cezalandırmanın önüne geçer.