HMK madde 115'in uygulanmasında 'dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise' ifadesinin yargılamadaki önemini ve 'müdaheleli dava' (taraf değişikliği) gibi usuli imkanların bu bağlamda nasıl değerlendirildiğini Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/13909 E., 2017/5969 K. sayılı kararı üzerinden açıklayınız.
HMK madde 115/2, dava şartı noksanlığı tespit edildiğinde, davanın usulden reddi kararını vermeden önce, 'dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir' hükmünü içerir. Bu hüküm, usul ekonomisi ilkesine hizmet eder ve yargılamanın gereksiz yere uzamasını veya davaların şekli eksiklikler nedeniyle yeniden açılmasını engellemeyi amaçlar. 'Giderilebilirlik' veya 'tamamlanabilirlik' kavramı, dava şartı eksikliğinin niteliğine göre belirlenir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/13909 E., 2017/5969 K. sayılı kararı, 'taraf ehliyeti' eksikliğinin giderilebilir bir dava şartı olduğunu ve bu bağlamda HMK'nın 124. maddesindeki 'taraf değişikliği' imkanını ele almıştır. Kararda: * Takip alacaklısının, tüzel kişiliği bulunmayan bir 'iş ortaklığı' aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığı, bu durumun taraf ehliyeti eksikliği oluşturduğu belirtilmiştir. Taraf ehliyeti, HMK 114/d maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. * Ancak Yargıtay, takibe dayanak belgelerin aslında bu adi ortaklık adına düzenlendiğini göz önüne alarak, borçlu tarafın yanlış gösterilmesinin 'kabul edilebilir bir yanılgıya' dayandığını tespit etmiştir. * Bu durumda, mahkemenin doğrudan takibi iptal etmek yerine, HMK'nın 124/4. fıkrasını (kıyasen) uygulaması gerektiğini belirtmiştir: 'Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.' * Yargıtay, bu nedenle mahkemeye, takibin iş ortaklığını oluşturan 'şirketlere yöneltilmesi için süre verilmesi, verilen süre içinde eksikliğin giderilmesi halinde işin esasının incelenmesi, aksi taktirde şikayetin usulden reddi gerekirken' takibin iptali yönünde hüküm kurulmasını isabetsiz bulmuştur. **Müdahale ve Taraf Değişikliği:** Bu karar, taraf ehliyeti gibi temel bir dava şartındaki eksikliğin bile, eğer 'kabul edilebilir bir yanılgı'dan kaynaklanıyorsa ve giderilmesi mümkünse, davanın hemen usulden reddedilmemesi gerektiğini ortaya koyar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, yargılamanın başında her şeyin kusursuz olmasını beklemek yerine, usul ekonomisi gereği eksikliklerin yargılama sürecinde düzeltilmesine imkan tanımıştır. Bu, özellikle 'müdahale' (dava dışı bir üçüncü kişinin davaya katılması) veya 'taraf değişikliği' (yanlış gösterilen tarafın düzeltilmesi) gibi mekanizmalarla sağlanabilir.