HMK madde 115 bağlamında, davanın 'taraflarının, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları' (HMK 114/1-d) dava şartının 'ruhsal rahatsızlık' durumu nedeniyle kaybedilmesini ve bu durumun yargılamanın seyrini nasıl etkilediğini Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/19302 E., 2018/8771 K. ve 2016/19646 E., 2018/7480 K. sayılı kararları ışığında açıklayınız.
HMK madde 114/1-d uyarınca, 'tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları' bir dava şartıdır. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olup, mahkemece (HMK 115/1) davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gereken bir konudur. 'Taraf ehliyeti', medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmayı; 'dava ehliyeti' ise fiil ehliyetine sahip olmayı ifade eder. **Ruhsal Rahatsızlık Durumu ve Ehliyet Kaybı:** Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/19302 E., 2018/8771 K. ve 2016/19646 E., 2018/7480 K. sayılı kararları, davalıların 'ruhsal rahatsızlığı'nın ileri sürüldüğü ve bu iddiaların dosyadaki delillerle doğrulandığı boşanma davalarını ele almıştır. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 405. maddesi, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen veya korunması için sürekli yardıma ihtiyacı olan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan kişilerin kısıtlanmasını (vesayet altına alınmasını) öngörür. HMK 56/1 maddesi de, ilgilisi tarafından kısıtlanması istenen veya hakkında kısıtlama kararı verilen bir kişinin taraf olduğu davada, yasal temsilcisinin davaya katılmasını veya atanmasını gerektirir. **Yargılamanın Seyrine Etkisi:** Bu tür durumlarda mahkemece yapılması gereken iş şunlardır: 1. **Ön Sorun Olarak Kabul:** Mahkemenin, davacı veya davalının ruhsal rahatsızlığı iddiasını bir 'ön sorun' (mesele-i müstehire) olarak ele alması gerekir. 2. **Vesayet Altına Alma İhtimalinin Araştırılması:** TMK 405. maddesi uyarınca ilgili kişinin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği araştırılır. Gerekirse TMK 462/8. maddesi uyarınca işlem yapılır (vesayet makamına bildirimde bulunulur). 3. **Yargılamanın Bekletilmesi:** Bu husustaki araştırmanın ve vesayet altına alma davasının sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerekir. 4. **Taraf Teşkili:** Eğer kişi kısıtlanırsa, ona bir vasi atanır ve bu vasi, kısıtlıyı davada temsil eder. Böylece davada taraf teşkilinin doğru bir şekilde sağlanması temin edilmiş olur. Bu yönler göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı bulunmuş ve bozma nedeni yapılmıştır. Zira ehliyetsiz bir kişinin davanın tarafı olması, adaletin doğru tecelli etmesini engeller ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.