TCK madde 21'de düzenlenen 'kast' kavramının 'trafik güvenliğini tehlikeye sokma' suçlarında (TCK 179/3) nasıl belirlendiğini, özellikle failin alkollü araç kullanması durumunda 'emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olup olmadığı' hususunun tespiti ve bunun kast türüne etkisini Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2006/863 E., 2006/15551 K. sayılı kararı bağlamında analiz ediniz.
TCK madde 179/3, 'trafik güvenliğini tehlikeye sokma' suçunun nitelikli halini, kişinin 'alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanması' olarak tanımlar. Bu suçun manevi unsuru olan kastın belirlenmesi, failin fiili gerçekleştirdiği andaki durumu ve neticeye karşı takındığı tutumla doğrudan ilişkilidir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2006/863 E., 2006/15551 K. sayılı kararı, alkollü araç kullanma eyleminde kastın belirlenmesindeki kriterleri ele almıştır. Kararda, sanığın 73 promil alkollü olarak araç kullanırken yakalandığı ve hakkında TCK 179/3. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu belirtilmiştir. Ancak Yargıtay, bu hükmü bozmuştur, çünkü: * **'Emniyetli Bir Şekilde Araç Sevk ve İdare Edemeyecek Durumda Olma' Tespiti:** Kararda, sanığın aldığı alkolün etkisiyle 'emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olup olmadığı hususu konunun uzmanlarınca saptanmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin' hatalı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, sadece alkol tespiti yapılmasının suçun oluşumu için yeterli olmadığını, alkolün failin sürüş yeteneği üzerindeki somut etkisinin de belirlenmesi gerektiğini göstermektedir. Bu tespit genellikle adli tıp raporları veya bilirkişi görüşleri ile yapılır. **Kast Türüne Etkisi:** * **Doğrudan Kast:** Failin alkol veya uyuşturucu etkisi altında olmasına rağmen, bir kazaya neden olma veya trafik güvenliğini tehlikeye atma sonucunu bilerek ve isteyerek hareket etmesi halinde doğrudan kasttan bahsedilebilir. Ancak bu durum trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda nadiren görülür. * **Olası Kast:** Failin, alkolün etkisiyle emniyetli sürüş yeteneğinin kaybolduğunu ve bu durumda araç kullanmanın trafik güvenliğini tehlikeye atma veya kazaya neden olma gibi neticeleri doğurabileceğini öngörmesine rağmen, bu neticeyi kabullenerek ('olursa olsun' düşüncesiyle) araç kullanmaya devam etmesi halinde olası kasttan bahsedilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun son kararları (örneğin 2018/545 E., 2019/504 K.), özellikle yüksek promil alkol, hız limitlerini aşma, kırmızı ışık ihlali gibi birden fazla ağır kural ihlali durumunda, öngörülen neticeyi engellemeye yönelik çaba gösterilmemesi halinde olası kastın kabul edilebileceğini belirtmektedir. * **Bilinçli Taksir:** Failin, alkolün etkisiyle emniyetli sürüş yeteneğinin etkilendiğini öngörmesine rağmen, kendi becerisine, şansına güvenerek veya neticenin gerçekleşmeyeceğine inanarak araç kullanması ve neticeyi engellemek için çaba göstermesine rağmen başarısız olması durumudur. Bu durumda, alkolün etkisiyle oluşan tehlikenin bilincindedir ama istemez. Yargıtay'ın 2006 yılındaki bu kararı, alkolün varlığının otomatik olarak kastı oluşturmadığını, alkolün sürüş yeteneği üzerindeki fiili etkisinin uzman görüşüyle belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, failin kastının somut duruma göre titizlikle araştırılması gerektiğine işaret eder.