HMK madde 115 bağlamında, 'hukuki yarar' ilkesinin 'kısmi dava' (HMK 109) açısından taşıdığı önemi ve davacının hukuki yararının tespitinde dikkate alınan kriterleri Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/3875 E., 2018/8051 K. sayılı kararı üzerinden açıklayınız. Özellikle, davacının alacak miktarının tam olarak belirlenemediği durumlarda kısmi dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığını tartışınız.
HMK madde 114/1-h hükmüne göre 'hukuki yarar', bir davanın açılabilmesi için gerekli olan temel dava şartlarından biridir. Hukuki yarar, davacının mahkemeden hukuksal korunma istemiyle bir dava açmakta korunmaya değer, meşru ve güncel bir çıkarının bulunmasını ifade eder. Bu yarar, dava açıldığı anda var olmalı ve hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç duyulmalıdır. **Kısmi Dava ve Hukuki Yarar:** Kısmi dava (HMK 109/1), talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda, alacağın veya hakkın tümünün değil, sadece belirli bir kısmının talep edilerek açıldığı davadır. Davacının kısmi dava açabilmesi için de hukuki yararının bulunması şarttır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/3875 E., 2018/8051 K. sayılı kararı, 'kayıp-kaçak bedelinin istirdadı' talebiyle açılan kısmi bir davayı ele almıştır. Davacı, alacağının dava dilekçesinde belirtilen bedelden daha fazla olduğunu, ancak faturalardan tam ve kesin şekilde tespit edilemediğini, davalılardan istenecek belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde alacak miktarının belirleneceğini ve bunun üzerine talebin artırılacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava açmıştır. **Hukuki Yararın Tespitinde Kriterler:** Karar, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu sonucuna varmıştır. Bu sonuca ulaşılmasında etkili olan kriterler şunlardır: 1. **Alacak Miktarının Tam Olarak Belirlenememesi:** Davacının, dava konusu alacak miktarını (kayıp-kaçak bedeli) kendi imkanlarıyla tam ve kesin olarak tespit edememesi, bu miktarın ancak davalıların elindeki belgeler üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesiyle belirlenecek olması, kısmi dava açmakta hukuki yarar sağlar. 2. **Delil Toplama Yükümlülüğü:** Alacak miktarının davalıların belgelerine bağlı olması, davacının yargılama sürecinde delil toplama ihtiyacını doğurur. Bu durumda, daha az bir miktarla dava açıp, yargılama sürecinde gerçek miktarı belirleyip talebini artırma (ıslah etme) imkanı, hukuki yarar kapsamında değerlendirilir. 3. **Hakkın Korunması:** Davacının, alacağını tam olarak belirleyemediği bir durumda tam dava açmaya zorlanması, hak arama özgürlüğünü kısıtlayabilir. Kısmi dava, bu tür durumlarda hakkın korunması için pratik bir yol sunar. Mahkeme, davacının alacağının tam olarak davalıların sunacağı belgelerden tespit edilebileceğinden, doğrudan Tüketici Hakem Heyetine başvurarak kısmi dava açmakta hukuki yararı olduğu ve dava konusu talebin Hakem Heyetinin görev alanında olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla, bu hukuki yarar bulunduğundan davanın esasına girilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.