TCK madde 21'de düzenlenen 'olası kast' ile 'doğrudan kast' arasındaki ayrımı, failin iç dünyasındaki psikolojik bağ ve 'bilme' unsurunun belirleyiciliği açısından derinlemesine inceleyiniz. Yargıtay'ın 'hedeflediği doğrudan neticelerle birlikte, hareketin zorunlu veya kaçınılmaz olarak ortaya çıkan sonuçları'nın doğrudan kast kapsamında değerlendirilmesi yaklaşımını örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83054

TCK madde 21, suçun manevi unsuru olan kastı, doğrudan kast (fıkra 1) ve olası kast (fıkra 2) olarak ikiye ayırır. Her ikisinde de failin suçu oluşturan fiili gerçekleştirme iradesi bulunur, ancak bu iradenin niteliği farklıdır. **1. Doğrudan Kast (TCK 21/1):** * **Tanım:** Suçun kanuni tanımındaki unsurların 'bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.' Fail, işlediği fiilin kanuni tipe uygun bir sonucu doğrudan hedeflemekte ve bu sonucun meydana gelmesini istemektedir. Burada 'bilme' ve 'isteme' unsurları bir aradadır. * **Öngörülen ve İstenen Sonuçlar:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu (örneğin 2018/545 E., 2019/504 K. sayılı kararı), failin hareketiyle hedeflediği doğrudan neticelerle birlikte, hareketin zorunlu veya kaçınılmaz olarak ortaya çıkan sonuçlarının da, açıkça istenmese dahi doğrudan kastın kapsamı içinde değerlendirildiğini belirtir. Yani, belli bir sonucun gerçekleşmesine yönelik hareketin, günlük hayat tecrübelerine göre diğer bir kısım neticeleri de doğurması muhakkak ise, failin bu sonuçlar açısından da doğrudan kastla hareket ettiği kabul edilir. Örneğin: * Bir kişiyi vurmak için cam vitrinden ateş eden failin, vitrin camının kırılacağını bilmesi ve bu sonucu kabullenmesi. Camın kırılması, doğrudan hedeflenmese de, öldürme eyleminin kaçınılmaz bir sonucudur. * Hasmını öldürmek için yolcu otobüsüne bomba koyan failin, diğer yolcuların da zarar göreceğini bilmesi. **2. Olası Kast (TCK 21/2):** * **Tanım:** Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Burada fail, muhtemel bir neticenin gerçekleşebileceğini öngörür, ancak bu neticeyi doğrudan istemez. Yine de, bu neticenin meydana gelmesini 'kabullenerek' fiili işlemeye devam eder ('olursa olsun' düşüncesiyle). Olası kastı doğrudan kasttan ayıran temel ölçüt, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşmesinin muhakkak olmayıp muhtemel olmasıdır. **Ayrım ve Belirleyicilik:** Doğrudan kasttaki 'bilme' unsuru, olası kasttan ayrımda en belirleyici faktördür. Doğrudan kastta fail, tipik sonucun 'kesin' veya 'neredeyse kesin' olarak meydana geleceğini bilmekte ve bunu istemektedir. Olası kastta ise netice 'muhtemel' görülür, ancak fail bu muhtemel sonuca rağmen fiili işlemeye devam eder ve neticeyi kabullenir. Bu, failin iç dünyasında neticeye karşı takındığı tutumla (istemek/kabullenmek) ilgilidir.