TCK madde 109'daki 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunun, 'bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak' tanımındaki 'bir yere gitmek' ve 'bir yerde kalmak' ibarelerini Yargıtay'ın nasıl yorumladığını, suçun oluşumu için mağdurun mutlaka kapalı bir yere kapatılmış olması gerekip gerekmediğini Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.
TCK madde 109'da düzenlenen 'Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu', bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılmasıyla oluşur. Yargıtay'ın yaklaşımı, bu ibarelerin geniş yorumlanması yönündedir: * **'Bir yere gitmek hürriyetinden yoksun bırakmak':** Kişinin istediği yere hareket etmesinin engellenmesidir. Örneğin, bir yere kapatılması, bir yere götürülmesi veya bir yere gitmekten men olunması bu kapsamdadır. * **'Bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak':** Kişinin bulunduğu yerden ayrılma serbestisinin engellenmesidir. Örneğin, bir yerde tutulması, çıkışının engellenmesi bu kapsamdadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (örneğin 2018/3 E., 2020/454 K. ve 2019/494 E., 2021/41 K. sayılı kararları) açıklamalarına göre, maddede sadece 'bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak'tan söz edilmiş, fiilin işleniş şekli, yeri, zamanı ve süresi konusunda bir sınırlama yapılmamıştır. Bu nedenle: * Suçun oluşması için mutlaka mağdurun **bir yere kapatılmış olması gerekmez.** * **Aleni bir yerde tutma veya böyle bir yere götürme hâlinde dahi** diğer unsurlar da var ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşacaktır. Fiilin herkesin girebileceği bir yerde, özel, kapalı veya açık alanda gerçekleştirilmesinin yahut uzun veya kısa süreli olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Örneğin, bir kişinin zorla açık bir alanda belirli bir noktada tutulması veya iradesi dışında başka bir açık alana götürülmesi de bu suçu oluşturabilir. Önemli olan, kişinin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme özgürlüğünün hukuka aykırı olarak kısıtlanması veya kaldırılmasıdır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2016/6835 E., 2017/959 K. sayılı kararında, sanıkların mağduru takip etmek için kapıyı dışarıdan kapatıp ayrılması eyleminde, mağdurun pencereden dışarı çıkabildiği somut olayda, 'mağdurun çevrede hareket edebilme, yer değiştirme hürriyetininin hukuka aykırı olarak kaldırıp ve/veya kısıtladıklarından bahsedilemeyeceği düşünülmeden yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi' bozma sebebi sayılmıştır. Bu durum, fiilin hürriyeti kısıtlama sonucunu gerçekten doğurması gerektiğini vurgular.