HMK madde 115'in 'dava şartı yokluğundan usulden ret' kararlarında, mahkemenin bu kararı verirken hangi kriterlere dikkat etmesi gerektiğini ve özellikle 'giderilebilirlik' veya 'tamamlanabilirlik' özelliğinin önemini Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/13909 E., 2017/5969 K. sayılı kararı bağlamında açıklayınız. 'Tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi' durumunda izlenecek usulü değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83051

HMK madde 115/2'ye göre, mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ettiğinde davanın usulden reddine karar verir. Ancak bu hükmün önemli bir istisnası ve kriteri vardır: 'dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.' Bu, yargılamanın usul ekonomisi ilkesine uygun olarak, gereksiz ret kararlarının önüne geçmeyi amaçlar. **Giderilebilirlik veya Tamamlanabilirlik Kriteri ve Uygulaması:** Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/13909 E., 2017/5969 K. sayılı kararı, 'tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi' durumunu ele almıştır. Kararda, takip alacaklısının 'iş ortaklığı' aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığı, ancak iş ortaklığının tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme takibi iptal etmiştir. Ancak Yargıtay, bu durumda 'takipte borçlu tarafın iş ortaklığı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgı olarak kabul edilerek, mahkemece takibin iş ortaklığını oluşturan şirketlere yöneltilmesi için süre verilmesi, verilen süre içinde eksikliğin giderilmesi halinde işin esasının incelenmesi, aksi taktirde şikayetin usulden reddi gerekir iken yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir' demiştir. Bu karar, dava şartı noksanlığı olan 'taraf ehliyeti' eksikliğinin her zaman davanın/takibin derhal usulden reddini gerektirmediğini göstermektedir. Özellikle: 1. **Kabul Edilebilir Yanılgı:** Eğer tarafın yanlış gösterilmesi, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa (örneğin, borçlu tarafın aslında adi ortaklık olup da yanlışlıkla iş ortaklığı olarak gösterilmesi gibi, ki dayanak belgeler adi ortaklık adına düzenlenmişse), mahkeme doğrudan reddetmemelidir. 2. **Süre Verme Zorunluluğu:** HMK'nın 124/4. maddesi kıyasen uygulanarak, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği, dolayısıyla bu eksikliğin giderilmesi için davacıya/alacaklıya süre vermesi gerektiği belirtilmiştir. 3. **Usul Ekonomisi:** Tarafları yeni bir dava açmaya zorlamak yerine, bu tür giderilebilir eksikliklerin yargılama içinde telafi edilmesine olanak tanınması usul ekonomisi ilkesine daha uygundur. Bu durum, dava şartı eksikliğinin niteliğinin (giderilebilir olup olmaması) ve bu eksikliğin 'kabul edilebilir bir yanılgı'dan kaynaklanıp kaynaklanmadığının titizlikle incelenmesi gerektiğini ve mahkemenin, hemen ret kararı vermek yerine, bu eksikliği gidermek için gerekli adımları atma yükümlülüğünü ortaya koyar.