HMK'da 'Dava Şartları' (HMK 114) arasında sayılan 'hukuki yarar'ın, 'dava açıldığı anda var olması' gerekliliğini ve 'derdestlik' (HMK 114/ı) kavramını, Yargıtay'ın 2016/5240 E., 2017/11253 K. sayılı kararı bağlamında analiz ediniz. Derdestlik şartının oluşması için aranan koşulları ve bu koşulların olaydaki uygulama farklılıklarını açıklayınız.
HMK madde 114'te yer alan dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için gerekli olan zorunlu koşullardır ve kamu düzeniyle ilgilidir. Bu şartlardan biri de 'hukuki yarar' (HMK 114/1-h) olup, dava açıldığı anda var olmalıdır. Bir diğeri ise 'derdestlik' (HMK 114/1-ı), yani aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmamasıdır. **Derdestlik Şartları ve Uygulaması:** Derdestliğin kabul edilebilmesi için üç temel koşulun birlikte aranması gerekir: 1. **Davanın Daha Önce Açılmış Olması:** Aynı veya başka bir mahkemede ilgili davanın daha önce açılmış olması. 2. **Davanın Görülmekte (Derdest) Olması:** Daha önce açılan davanın henüz sonuçlanmamış, yani kesin hükümle bitmemiş olması. 3. **İki Davanın Aynı Olması:** Davaların taraflarının, dava konusunun (maddi olayın) ve dava sebebinin aynı olması. (Bu, HMK 114 gerekçesinde belirtilir.) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/5240 E., 2017/11253 K. sayılı kararı, derdestlik konusundaki önemli bir nüansı ortaya koymuştur. Bu kararda, davacının aynı alacak için daha önce açtığı icra itirazının iptali davasının, hak düşürücü süre nedeniyle 'açılmamış sayılmasına' karar verildiği bir durum ele alınmıştır. Mahkeme, bu kararın temyiz edilmiş olmasına rağmen, derdestlik açısından 'kesinleşme' şartının aranmayacağını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin derdestlik için yeterli olduğunu kabul etmiştir. Ancak Yargıtay, davanın 'açılmamış sayılması'na ilişkin kararın, dava konusuz kalması veya reddedilmesi gibi kesin hüküm oluşturmayacağını ve bu nedenle derdestlik yaratmayacağını belirtmiştir. Çünkü açılmamış sayılma kararı, davanın esasını sonuçlandıran bir karar değildir ve yeni bir dava açılmasına engel teşkil etmez. Bu durum, 'derdest olması' koşulunun yorumlanmasında önemlidir. Eğer önceki dava esastan reddedilmiş veya kesin hükümle sonuçlanmışsa derdestlik ortadan kalkar. Ancak, usuli bir nedenle (örneğin hak düşürücü süre, gider avansı yatırılmaması gibi) 'açılmamış sayılma' kararı verilmişse, bu durum kesin hüküm teşkil etmediğinden, aynı dava yeniden açılabilir ve derdestlik itirazı dinlenmez. Mahkeme, bu kararda, önceki davanın 'açılmamış sayılmasına' ilişkin kararın temyizi aşamasında olsa bile, derdestlik yaratmadığına hükmederek, yerel mahkemenin yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddi kararını bozmuştur. Bu, hukuki yararın ve derdestliğin, somut olayın usuli geçmişi dikkate alınarak titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.