TCK madde 21'de düzenlenen 'kast' bağlamında, 'objektif cezalandırılabilme koşulu' ve 'şahsi cezasızlık sebebi' kavramlarını açıklayınız. Bu koşulların fail tarafından bilinmesinin kastın varlığı açısından önem taşıyıp taşımadığını değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83043

TCK madde 21'in gerekçesinde, suç tanımında yer almakla birlikte, fiilin ifade ettiği haksızlık üzerinde etkili olmayan koşulların gerçekleştiğinin bilinip bilinmemesinin kastın varlığı açısından önem taşımadığı belirtilmiştir. Bu bağlamda iki önemli kavram öne çıkar: 1. **Objektif Cezalandırılabilme Koşulu:** Suçun tamamlanması için kanuni tanımda belirtilen tüm unsurların gerçekleşmiş olmasına rağmen, ceza verilebilmesi için ayrıca gerçekleşmesi gereken, suçun maddi unsurlarına dahil olmayan, ancak kovuşturulabilirlik veya cezalandırılabilirlik bakımından gerekli olan dışsal bir olgudur. Bu koşul, failin kastını etkilemez. Failin bu koşulun varlığını bilip bilmemesi, suçun kasten işlenip işlenmediği açısından bir farklılık yaratmaz. Örneğin, bir suçun ancak şikayet üzerine kovuşturulabilmesi durumunda, failin mağdurun şikayet edeceğini bilmesi gerekmez; önemli olan failin suçu oluşturan hareketi bilerek ve isteyerek yapmasıdır. 2. **Şahsi Cezasızlık Sebebi:** Kanunda belirtilen ve belirli bir fiili işleyen kişinin, özel kişisel ilişkileri veya durumları nedeniyle cezalandırılmamasını gerektiren durumlardır. Bu sebepler de suçun kanuni tanımındaki unsurları ve dolayısıyla kastı etkilemez. Yani, failin bu cezasızlık sebebinin varlığını bilmesi veya bilmemesi, onun kasten hareket edip etmediğini belirlemez. Örneğin, TCK madde 167/1-b'de 'üstsoy veya altsoy veya bu derecede kayın hısımlarından biri veya eşi veya aynı konutta beraber yaşadığı kardeşinin zararına işlenen malvarlığı suçunda' cezasızlık öngörülmüştür. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2016/331 E., 2016/1521 K. sayılı kararında, sanığın anne ve babasının evindeki eşyaları yakarak yangın çıkarması ve dumanın/alevlerin diğer komşuların evlerine sirayet etmesi olayında, sanığın anne ve babasına yönelik eyleminin şahsi cezasızlık sebebi gerektiren TCK 167/1-b kapsamında olduğu ve bu durumun sanığın mal zarar verme kastını etkilemediği belirtilmiştir. Komşuların evlerine sirayet eden zarar açısından ise olası kast hükümleri (TCK 21/2) tartışılmıştır. Sonuç olarak, gerek objektif cezalandırılabilme koşulunun gerekse şahsi cezasızlık sebebinin fail tarafından bilinmesi, suçun kasten işlenip işlenmediği, yani failin suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirip gerçekleştirmediği açısından bir önem taşımaz.