TCK madde 257'de düzenlenen 'Görevi Kötüye Kullanma Suçu'nda 'tıbbi hata' (malpraktis) kavramını ve doktorların sorumluluğunu, 'komplikasyon'dan farkını da belirterek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/278 E., 2017/278 K. sayılı kararı ışığında değerlendiriniz. Bu kararda 'nedensellik bağı'nın tespiti ve 'taksir'in unsurları nasıl ele alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83040

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/278 E., 2017/278 K. sayılı kararı, doktorların görevi kötüye kullanma suçundaki sorumluluğunu 'tıbbi hata' (malpraktis) ve 'komplikasyon' kavramları üzerinden detaylıca incelemiştir. **Tıbbi Hata (Malpraktis):** Karara göre tıbbi hata, doktorun bilgi, beceri, deneyim eksikliği veya ilgisizliği nedeniyle standart uygulamayı yapmaması, yanlış/eksik teşhis veya tedavide bulunması, gerektiği ölçüde ilgi ve itina göstermemesi veya hastaya gereken tedaviyi vermemesi neticesinde tehlike ve zarar oluşturan eylemlerdir. Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'ne göre doktor, ilmi icaplara uygun teşhis koymalı ve tedavi tatbik etmelidir. Tıbbi hata, 'izin verilen risk' dışında kalan, doktorun kusurundan kaynaklanan durumlardır (örn: eksik ön muayene, yanlış ilaç, hatalı ameliyat tarzı). **Komplikasyon:** Komplikasyon, doktorun müdahale sırasında bilgi, beceri ve deneyim eksikliği olmaksızın standart uygulamayı, doğru teşhis ve tedaviyi özenli bir şekilde gerçekleştirmesine rağmen öngörülemeyecek ve engellenemeyecek şekilde ortaya çıkan, hekimliğin kötü uygulanmasından kaynaklanmayan zarar doğurucu durumları ifade eder. Tıbbın kural ve gereklerine uygun davranıldığı halde, hastanın veya doktorun elinde olmadan gelişen öngörülememiş ve engellenememiş bir zarar veya sonuç söz konusu ise komplikasyondan bahsedilir. Kusursuz sorumluluğun kabul edilmediği ceza hukukumuzda, komplikasyondan doktor sorumlu tutulamaz. **Nedensellik Bağı ve Taksir:** Karar, taksirli suçlarda (TCK 22) 'nedensellik bağı'nın ve 'neticenin öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması'nın önemini vurgular. Nedensellik bağı, fiil ile netice arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir. Taksirli suçlarda failin hareketi olmasaydı neticenin gerçekleşmeyeceği söylenebiliyorsa nedensellik bağı vardır. Objektif isnadiyet ise, neticenin failin eser olarak görülüp görülmediğini belirler; eğer netice üçüncü kişinin veya rastlantının eseri ise fail isnat edilemez. Tıbbi müdahalelerde nedensellik bağı bilirkişi marifetiyle tespit edilir. Sanığın olaydaki eylemi (76 yaşındaki hastayı stabilizasyonu sağlanmadan taburcu etmesi) ile ölüm arasında kesin nedensellik bağı bulunamasa da, genel beden travmasına maruz kalmış öleni stabilizasyonu sağlanıncaya kadar müşahede altında tutması veya sevk etmesi gerekirken bunu yapmayarak 'görevinin gereklerini yerine getirmekte ihmal gösterdiği' kabul edilmiş ve bu haliyle eyleminin TCK 257/2 (görevi ihmal) suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. Taksirin unsurları (iradi hareket, neticenin istenmemesi, nedensellik bağı, neticenin öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemesi) bu kararda detaylıca ele alınmıştır. Burada doktorun ihmali, taksirli ölüm değil, görevi ihmal suçunu oluşturmuştur.