TCK madde 22'de düzenlenen 'bilinçli taksir' ile TCK madde 21/2'deki 'olası kast' arasındaki ayırıcı ölçütleri Frank formülü ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ışığında karşılaştırmalı olarak açıklayınız. Her iki durumun failin iç dünyasındaki yansımalarını ve hukuki sonuçlarını örneklerle belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83035

Bilinçli taksir (TCK 22/3) ve olası kast (TCK 21/2) arasındaki ayrım, failin öngördüğü neticeye karşı takındığı tutumda yatar. Her ikisinde de fail neticeyi öngörür, ancak bilinçli taksirde neticeyi istemezken, olası kastta neticenin meydana gelmesini kabullenir. **1. Bilinçli Taksir (TCK 22/3):** * **Tanım:** 'Kişinin, öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi.' Fail, bir neticenin gerçekleşebileceğini öngörür, ancak kendi şansına, becerisine veya başka etkenlere güvenerek bu neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır ve neticeyi önlemek için gerekli önlemleri almaya çalışır. Neticeyi istemez. * **Hukuki Sonuç:** Taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarıya kadar artırılır. * **Örnek:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.06.2017 tarihli kararında (108-311 sayılı), trafik ışığına kırmızı yanmasına rağmen kavşağın boş olmasından faydalanıp geçmeye çalışan ancak önüne çıkan aracı görür görmez frene basan sanığın eylemi, neticeyi engelleme çabası nedeniyle bilinçli taksir olarak kabul edilmiştir. **2. Olası Kast (TCK 21/2):** * **Tanım:** 'Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.' Fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörür ve bu muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalarak onu 'kabullenir' ('olursa olsun' düşüncesiyle). Neticeyi engellemek için bir çaba göstermez. * **Hukuki Sonuç:** Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda müebbet, müebbet hapis gerektiren suçlarda 20-25 yıl, diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir. * **Örnek:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/545 E., 2019/504 K. sayılı kararında, alkollü ve aşırı hızlı araç kullanan, kırmızı ışık ihlali yapan, uyarıları dikkate almayan ve önüne araç çıkmasına rağmen frene basmayan sanığın eylemi, muhtemel neticeyi kabullenmesi nedeniyle olası kastla öldürme olarak kabul edilmiştir. **Frank Formülü:** Doktrinde bu ayrımı belirlemek için 'Frank formülü' kullanılır: Eğer 'öyle veya böyle fail her hâlde hareketi gerçekleştirirdi' diyebiliyorsak olası kast; 'neticenin gerçekleşeceğini bilseydi hareketi gerçekleştirmeyecekti' diyebiliyorsak bilinçli taksirden söz edilir (Bahri Öztürk-Mustafa Ruhan Erdem). Failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast; failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.