HMK madde 115'in 3. fıkrasında yer alan 'Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez' hükmünü usul ekonomisi ilkesi bağlamında değerlendiriniz. Bu hükmün yargılama sürecindeki pratik yansımalarını örnekleyerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83031

HMK madde 115'in 3. fıkrası, 'usul ekonomisi ilkesi'nin yargılama sürecindeki somut bir yansımasıdır. Bu ilke, yargılamanın makul sürede, en az giderle ve mümkün olan en az sayıda işlemle tamamlanmasını, gereksiz usuli işlemlerden kaçınılmasını amaçlar. **Hükmün Değerlendirilmesi:** Normalde, dava şartları davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir ve eksikliği halinde dava usulden reddedilir (HMK 115/1, 115/2). Ancak 3. fıkra, bu genel kurala bir istisna getirir: Eğer bir dava şartı noksanlığı, yargılamanın başlangıcında veya esasından önce fark edilmemiş, taraflarca da ileri sürülmemiş, ancak hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, artık davanın sırf bu başlangıçtaki eksiklik nedeniyle usulden reddedilmesi mümkün değildir. **Pratik Yansımalar ve Örnekler:** Bu hüküm, yargılamanın uzun sürmesi, delillerin toplanması ve esasa ilişkin incelemelerin yapılması gibi durumlarda ortaya çıkan usuli hataların, sonradan telafi edilmesi halinde davanın sürdürülmesini sağlar. Amacı, davanın esası hakkında bir karar verilebilecekken, sırf şekli bir eksiklik nedeniyle tekrar yargılama yapılmasının önüne geçmektir. Örneğin: * **Harç Eksikliği:** Davacı, dava açarken yargılama harcını eksik yatırmıştır. Mahkeme veya taraflar bu eksikliği fark etmez ve yargılama devam eder. Hüküm anına gelindiğinde, eksik harcın kendiliğinden veya başka bir nedenle tamamlandığı anlaşılırsa, davanın başlangıçtaki harç eksikliği nedeniyle usulden reddi yoluna gidilemez ve mahkeme esasa ilişkin kararını verir. * **Teminat Eksikliği:** İhtiyati tedbir kararı için teminat yatırılması gerekirken, bu eksiklik fark edilmemiş ve tedbir uygulanmıştır. Yargılama sonunda, teminatın sonradan tamamlandığı anlaşılırsa, artık dava teminat eksikliği nedeniyle usulden reddedilemez. Bu fıkra, yargılamada 'şekilciliğin' aşılmasını, adaletin tecellisini ve yargı sisteminin etkinliğini artırmayı hedefleyen önemli bir düzenlemedir. Yargıtay kararlarında da (örneğin Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2015/13194 E., 2017/3959 K. sayılı kararında usulüne uygun olmayan süreler sonucunda davanın reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir) dava şartlarındaki usuli hataların giderilip giderilmediği hususu titizlikle incelenmektedir.