Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 115'te düzenlenen 'Dava Şartlarının İncelenmesi' ilkesini, mahkemenin re'sen (kendiliğinden) araştırma yükümlülüğü ve tarafların ileri sürme hakkı bağlamında değerlendiriniz. Dava şartı noksanlığının tespiti halinde mahkemenin izlemesi gereken prosedürü ve usul ekonomisi ilkesinin bu süreçteki yerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #83028

HMK madde 115, dava şartlarının yargılamadaki merkezi önemini vurgular. Maddenin birinci fıkrasına göre, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden (re'sen) araştırır. Bu, mahkemenin aktif bir rol üstlenmesini ve dava şartlarının varlığını bir usul meselesi olarak sürekli denetlemesini gerektirir. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler, bu da davanın seyrini etkileyebilecek önemli bir savunma aracıdır. **Dava Şartı Noksanlığının Tespiti ve Prosedür:** HMK madde 115'in ikinci fıkrası, dava şartı noksanlığı tespit edildiğinde mahkemenin izlemesi gereken prosedürü belirler: 1. **Davanın Usulden Reddi Esastır:** Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu, davanın esasına girilmeden, yargılamanın usul eksikliği nedeniyle sonlandırılması anlamına gelir. 2. **Giderilebilirlik Durumu ve Kesin Süre:** Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, mahkeme usulden ret kararı vermeden önce bunun tamamlanması için ilgilisine kesin süre verir. Bu hüküm, 'usul ekonomisi ilkesi' gereğince benimsenmiştir. Amaç, yargılamanın gereksiz yere uzamasını engellemek ve maddi gerçeğe ulaşmayı kolaylaştırmaktır. Örneğin, taraf ehliyeti eksikliği, harç eksikliği gibi durumlar giderilebilir eksikliklerdir. 3. **Kesin Süreye Uyum:** Bu kesin süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, dava dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. **Usul Ekonomisi İlkesi:** Maddenin üçüncü fıkrası da usul ekonomisi ilkesine uygunluk sağlar: Dava şartı noksanlığı, mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü dava usulden reddedilemez. Bu, yargılamanın ilerlemiş olduğu ve eksikliğin telafi edildiği durumlarda şekli bir eksiklik nedeniyle davanın reddedilmesinin adaletsizliği önlemeyi amaçlar. Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/19302 E., 2018/8771 K. sayılı kararı, taraf ve dava ehliyetinin kamu düzeniyle ilgili bir dava şartı olduğunu ve mahkemenin bunu her aşamada re'sen araştırması gerektiğini vurgulamıştır. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/1176 E., 2018/1176 K. sayılı kararında, ticaret sicilinden terkin edilmiş kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası için süre verilmesi gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği belirtilmiştir.