TCK madde 257'nin uygulanmasında 'kamu görevlisi' kavramının kapsamını, özellikle Avukatlık Kanunu ve CMK'daki düzenlemeler ışığında avukatlar, doktorlar ve adli kolluk görevlileri özelinde değerlendiriniz. Bu kişilerin görevi kötüye kullanma suçundan sorumluluğunun sınırlarını açıklayınız.
TCK madde 257'de düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun faili 'kamu görevlisi' olmalıdır. TCK'nın 6/1-c maddesinde kamu görevlisi, 'kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir suretle sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi' olarak tanımlanmıştır. Madde gerekçesi, kamusal faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda bu kişilerin kamu görevlisi sayılamayacağını belirtir. Bazı özel kanunlar, belirli meslek gruplarını görevleri itibarıyla kamu görevlisi kabul ederek TCK 257'ye atıf yapar: 1. **Avukatlar:** 1163 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 62. maddesi, 'Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır' hükmünü içerir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/31 E., 2020/354 K. sayılı kararı, avukatın aynı dava kapsamında menfaati zıt tarafların vekilliğini üstlenmesi ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlatarak müvekkilini mağdur etmesini görevi kötüye kullanma olarak değerlendirmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10795 E., 2018/3288 K. sayılı kararı da avukatın masraf alıp icra takibi başlatmaması ve vekalet süresi bitince çekleri iade etmeyerek mağduriyet yaratmasını TCK 257/2 (ihmali davranış) kapsamında değerlendirmiştir. 2. **Doktorlar:** Doktorlar, kamu hastanelerinde görev yaparken kamu görevlisi sıfatını taşırlar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/278 E., 2017/278 K. sayılı kararında, nöbetçi doktorun hastayı stabilizasyonu sağlanmadan taburcu etmesi ve ölümüne yol açan bu eylemde doğrudan illiyet bağı olmasa bile, görevin gereklerini yapmakta ihmal göstermesi TCK 257/2'yi oluşturmuştur. Bu kararda, 'tıbbi hata' ile 'komplikasyon' ayrımı yapılarak, hekimin kasıt veya kusurundan kaynaklanmayan durumların sorumluluk doğurmayacağı belirtilmiştir. 3. **Adli Kolluk Görevlileri (Polis, Jandarma vb.):** 5271 sayılı CMK'nın 164. maddesi ve Adli Kolluk Yönetmeliği, adli kolluk görevlilerinin (polis, jandarma vb.) Cumhuriyet savcısının emirleri doğrultusunda soruşturma işlemleri yapmasını düzenler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/474 E., 2018/474 K. sayılı kararında, ilçe jandarma komutanının cinsel saldırı ihbarını Cumhuriyet savcısına bildirmeyerek ve hukuki niteliğini kendiliğinden takdir ederek soruşturma işlemlerini aksatması, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/10325 E., 2017/1404 K. sayılı kararında, doktorun alkolsüz raporu düzenlemesi eyleminde 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçu tartışılmış, ancak esasen görevi kötüye kullanma suçu olup olmadığına bakılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu kişiler, görevlerinin ifası sırasında mevzuata aykırı, kişilere mağduriyet, kamuya zarar veya haksız menfaat sağlayan davranışlar sergilemeleri halinde TCK 257'den sorumlu tutulurlar. Yargısal nitelikteki kararların (hâkimlerin) kötü niyet hali dışında cezai sorumluluk doğurmaması ilkesi, hâkimlerin takdir yetkisinin genişliğini ve kararlarının yasal yollarla denetimini esas alır. Ancak, kararların kanuni yetkinin aşılması veya amacı dışında kullanılması gibi hallerde görevi kötüye kullanma söz konusu olabilir.