Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu'nun 'mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması' (TCK 109/4) ve 'cinsel amaçla işlenmesi' (TCK 109/5) nitelikli hallerini, failin kastı ve Yargıtay'ın 'cinsel amaç' kavramına yüklediği anlam bağlamında değerlendiriniz.
TCK madde 109'un 4. fıkrasına göre, suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Bu durum, suçun netice nedeniyle ağırlaşmış hâli olup, failde bu neticeye yönelik kastın bulunması gerekmez. Hükmün uygulanabilmesi için mağdurun ekonomik kaybının önemli miktarda olması gerekir. TCK madde 109'un 5. fıkrasına göre, suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Bu fıkra, failin güttüğü amaç itibarıyla ayrı bir nitelikli unsur oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (örneğin 2019/481 E., 2021/41 K. ve 2018/557 E., 2018/557 K. sayılı kararları) 'cinsel amaç' kavramını daraltıcı biçimde cinsel arzuların tatmin edilmesi gayesi ile hareket etme olarak yorumlamamaktadır. Aksine, kavramın cinsel saldırı, cinsel istismar veya cinsel taciz niteliğindeki fiillerin gerçekleştirilmesine imkân sağlamak için icra edildiği hâlleri kapsayacak şekilde anlaşılması gerektiğini belirtir. Mağdurun cinsel özgürlüğüne yönelik bir tehlikenin varlığı, failin bu fıkra uyarınca cezasının artırılması için yeterli olacaktır. Yani, cinsel suçların basit hâllerini gerçekleştirmek amacıyla işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında artırım yapılması gerektiği gibi, daha ağır nitelikli hâllerini gerçekleştirmek için işlenmesi durumunda da artırım uygulanmalıdır. Yargıtay 2019/481 E., 2021/41 K. sayılı kararında, orta derecede mental retarde olup kendisini savunamayacak durumda bulunan mağdurenin rızası hukuken geçerli olmadığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu, ancak nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından cinsel amaçla işlendiğinin kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.