Görevi kötüye kullanma suçu (TCK Madde 257) açısından, YCGK 2017/278 K. kararında doktorun hastayı erken taburcu etmesi 'ihmal' olarak nitelendirilmiştir. Eğer doktor, hastanın durumunun ağır olduğunu bilmesine rağmen, sırf hastanede yer açmak veya kişisel bir nedenle onu erken taburcu etmiş ve bu durum hastanın mağduriyetine yol açmışsa, bu eylem TCK 257(1) (icrai davranışla görevi kötüye kullanma) kapsamında değerlendirilebilir miydi?
Evet, değerlendirilebilirdi. TCK 257(2)'deki ihmal, genellikle bir şeyi yapması gerekirken yapmamak veya geciktirmek şeklinde ortaya çıkar. Ancak, eğer doktor, hastanın tıbbi durumuna aykırı olduğunu 'bilerek ve isteyerek' aktif bir kararla (erken taburcu etme kararı vererek ve uygulayarak) hastanın mağduriyetine yol açmışsa, bu durum 'görevin gereklerine aykırı hareket etmek' suretiyle TCK 257(1) kapsamında bir icrai davranış olarak da yorumlanabilir. Sınır, failin kastının ve eyleminin niteliğindedir. Bilinçli bir şekilde, görevin gerektirdiği tıbbi standartlara ve hasta yararına aykırı aktif bir karar ve uygulama varsa, bu icrai bir fiil olarak değerlendirilebilir. YCGK 2017/278 K. kararında ise nedensellik bağı kurulamadığı için ölümden sorumlu tutulmamış, ancak stabilizasyon sağlanmadan taburcu edilmesi ihmal olarak görülmüştür. (TCK m.257)