TCK Madde 257 Gerekçesinde, 'kamu görevlisinin, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması, bazı hâllerde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacaktır. Ancak, bunun için, fiilin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturmaması gerekir.' denilmektedir. Bu durumda, görevi kötüye kullanma ile icbar suretiyle irtikap (TCK 250/1) arasındaki sınır nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82993

Sınır, 'icbar' (zorlama) unsurunun varlığında yatar. İcbar suretiyle irtikap suçunda (TCK 250/1), kamu görevlisi, görevinn sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da kendisine veya başkasına yarar sağlamaya mecbur bırakır. Burada mağdurun iradesi üzerinde bir zorlama vardır. Eğer kamu görevlisi, görevinin gereklerine uygun davranmak için veya bu nedenle kişilerden çıkar sağlarken, mağduru bu çıkarı vermeye zorlamışsa (icbar etmişse) irtikap suçu oluşur. Eğer ortada bir zorlama (icbar) yoksa, ancak kamu görevlisi yine de bu şekilde bir çıkar sağlamışsa ve bu durum TCK 257'deki diğer unsurları (kişisel mağduriyet, kamu zararı veya haksız menfaat) taşıyorsa, o zaman görevi kötüye kullanma suçu gündeme gelebilir. Yani, icbarın varlığı irtikap suçunu, yokluğu ise (diğer şartlarla birlikte) görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. (TCK m.250/1, m.257; TCK Madde 257 Gerekçesi)