Bir trafik polisinin, alkollü bir sürücünün alkol testini yapmaktan kasıtlı olarak kaçınması ve 'alkolsüz' raporu düzenlemesi, YCGK 2017/20 E., 2021/50 K. kararındaki olayla kıyaslandığında TCK 257 ve olası diğer suçlar (örn: resmi belgede sahtecilik) açısından nasıl bir fark yaratır?
YCGK 2017/20 E., 2021/50 K. kararında polis, tereddüdüne rağmen işlem yapmış ve sonuçta yanlış kişiye ceza kesilmesine neden olmuştu; bu durum görevi kötüye kullanma sayıldı. Eğer polis, alkol testini kasıtlı olarak yapmaktan kaçınıp, gerçek dışı bir şekilde 'alkolsüz' diye bir rapor veya tutanak düzenlerse, bu eylem öncelikle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (TCK Madde 204/2) suçunu oluşturur. Çünkü burada, görevin gereği olan bir işlemi yapmamakla kalmayıp, aynı zamanda içeriği itibarıyla sahte bir resmi belge düzenlenmektedir. TCK Madde 257 genel ve tali bir hüküm olduğundan, eğer fiil daha özel bir suç olan resmi belgede sahteciliği oluşturuyorsa, bu suçtan ceza verilir. Ayrıca, bu eylemle sürücüye haksız menfaat (cezadan kurtulma) sağlanmış ve kamu güvenliği (alkollü sürücünün trafikte kalması) tehlikeye atılmış olabilir. (TCK m.204/2, m.257)