Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun (TCK 109) 'silahla' (m.109/3-a) işlenmesi ile 'cebir' (m.109/2) kullanılarak işlenmesi arasında nasıl bir ayrım yapılabilir? Silah kullanmak her zaman cebir anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82972

Silah kullanmak genellikle cebir veya tehdit unsurunu içerir. TCK 109/3-a'daki 'silahla' işlenme, suçun işlenmesinde bir silahın (TCK 6/1-f tanımına giren) kullanılmasını ifade eder ve cezayı bir kat artırır. TCK 109/2'deki 'cebir' ise kişiye karşı fiziki güç kullanmaktır. Bir kişiyi silah zoruyla bir yere götürmek hem 'silahla' işlenme (109/3-a) hem de 'tehdit' (veya duruma göre cebir) kullanma (109/2) nitelikli hallerini birlikte oluşturabilir. Bu durumda, her iki fıkra da uygulanarak ceza belirlenir. Silahın sadece gösterilmesi tehdit, fiilen kullanılarak fiziki etki yaratılması cebir oluşturabilir. Silahla işlenme, cebir veya tehdidin daha ağır bir şekli olarak da görülebilir ve kanun koyucu bunu ayrıca ağırlaştırıcı bir neden olarak düzenlemiştir. Yani silahın varlığı, 109/2'deki cebir/tehdit unsurunu karşılayabileceği gibi, aynı zamanda 109/3-a'yı da oluşturabilir. (TCK m.109/2, m.109/3-a, m.6/1-f)