Bir kaymakamın, kanuna aykırı bir şekilde ve kişisel bir nedenle bir köy muhtarının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin bir işlem tesis etmesi, eğer bu işlem muhtarın fiilen görev yapmasını engelliyorsa TCK Madde 257 ve TCK Madde 109 açısından nasıl bir değerlendirme yapılabilir?
Bu durumda öncelikle TCK Madde 257 (Görevi Kötüye Kullanma) gündeme gelir. Kaymakam, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek (kanuna aykırı işlem tesis ederek) muhtarın mağduriyetine (görevden haksız uzaklaştırılma) neden olmuştur. Eğer bu uzaklaştırma, muhtarın bir yere gitmek veya bir yerde kalmak (örneğin makamında bulunmak) hürriyetini fiilen ve hukuka aykırı olarak kısıtlıyorsa ve TCK Madde 109'un diğer unsurları da (özellikle hürriyetten yoksun bırakmanın süresi ve niteliği) oluşmuşsa, TCK Madde 109 da ayrıca değerlendirilebilir. Ancak, genellikle idari bir işlemle görevden uzaklaştırma, TCK 109'daki fiziki alıkoyma veya men etme anlamında doğrudan bir hürriyet kısıtlaması olarak yorumlanmayabilir; daha çok görevi kötüye kullanma kapsamında kalır. Fiilin somut özelliklerine göre karar verilir. Eğer TCK 109 oluşmuşsa, bu daha özel bir suç olduğu için öncelikli uygulanabilir.