Bir doktorun, acil servise getirilen hastaya gerekli tıbbi müdahaleyi yapmaması veya eksik yapması sonucu hastanın ölmesi durumunda, doktorun sorumluluğu TCK Madde 85 (taksirle öldürme) mi yoksa TCK Madde 257/2 (ihmali davranışla görevi kötüye kullanma) kapsamında mı değerlendirilmelidir? Nedensellik bağının önemi nedir? (YCGK 2017/278 K. ışığında)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82932

YCGK 2017/278 K. sayılı kararında bu ayrım tartışılmıştır. Eğer doktorun standart uygulamayı yapmaması, bilgi, beceri eksikliği veya ihmali sonucu ölüm meydana gelmiş ve doktorun eylemi ile ölüm arasında kesin bir nedensellik bağı kurulabiliyorsa, TCK Madde 85 (taksirle öldürme) gündeme gelebilir. Ancak, somut olayda YCGK, Adli Tıp Kurumu raporlarına atıfla, sanık doktorun davranışları ile ölüm neticesi arasında nedensellik bağının kesin olarak belirlenemediği, bu nedenle ölüm neticesinden sorumlu tutulamayacağı; ancak, hastayı stabilizasyonu sağlanıncaya kadar müşahede altında tutması veya başka bir sağlık kuruluşuna sevk etmesi gerekirken erken taburcu etmesinin görevinin gereklerini yerine getirmekte ihmal gösterdiği ve eyleminin TCK Madde 257/2 kapsamında görevi ihmal suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Dolayısıyla, nedensellik bağının kesin olarak kurulup kurulamadığı, suç vasfının belirlenmesinde kritik öneme sahiptir. (TCK m.85, m.257/2; Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği m.24; YCGK 2017/278 K.)