Hukuk Genel Kurulu'nun 30.06.2020 tarihli kararında, 'teslim olgusunun hukuki fiil niteliği kazandığı, hukuki fiillerin ise hukuki işlemlerden farklı olarak her türlü delille kanıtlanabileceği' şeklindeki karşı oy gerekçesini, mehir senedi uyuşmazlığı özelinde açıklayınız. Çoğunluk bu görüşü neden kabul etmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82776

Karşı oy, 'teslim' eyleminin bir 'hukuki fiil' olduğunu, HMK'daki senede karşı senetle ispat kuralının ise 'hukuki işlemler' (sözleşmeler gibi irade beyanları) için geçerli olduğunu savunmuştur. Bu görüşe göre, bir malın fiilen teslim edilip edilmediği, bir hukuki işlem değil, bir maddi vakıa (hukuki fiil) olduğu için, bu durumun tanık dahil her türlü delille ispatlanabilmesi gerekir. Çoğunluk ise bu görüşü kabul etmemiştir çünkü uyuşmazlığın temelinde bir 'hukuki işlem' olan bağışlama vaadi (mehir senedi) bulunmaktadır. Teslim olgusu, bu hukuki işlemin ifa edilip edilmediğiyle doğrudan bağlantılıdır. Bir hukuki işlemin ifası da, o işlemin bir parçası olarak kabul edilir ve senede bağlanmış bir işlemin ifa edildiği iddiasının da yine yazılı delille kanıtlanması gerektiği ilkesi benimsenmiştir. Aksi takdirde, senede karşı ispat yasağı kolayca dolanılmış olurdu. (Kaynak: or.av.tr/bosanmada-mehir-alacagi/)