Kasten yaralama suçundan yargılanan failin eylemi sonucunda mağdurun yaşamı tehlikeye girmiştir. Failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğu hususunda şüphe bulunmaktadır. Bu şüphe, sanığın lehine mi aleyhine mi yorumlanmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki ilkesel yaklaşımı nedir?
Bu şüphe, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) evrensel ceza hukuku ilkesi gereğince sanığın lehine yorumlanmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2016/797, K. 2020/175 sayılı kararında da belirtildiği gibi, eylemin sübutu konusundaki şüpheyi sanık lehine değerlendiren yerleşik uygulamaların, eylemin niteliğinin (kastın) belirlenmesinde de şüpheyi sanık lehine yorumlaması gerekir. Eğer failin öldürme kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil yoksa, eylemin daha az cezayı gerektiren yaralama kastıyla işlendiği kabul edilmelidir. Aksi takdirde, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın (TCK m.87) uygulama alanı kalmaz. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gonullu-vazgecmede-akti-caba-sarti)