Zinanın 765 sayılı eski TCK'da bir suç olarak düzenlenmiş olması, ancak 5237 sayılı yeni TCK'da suç olarak yer almaması, kanun koyucunun aile kurumuna bakış açısındaki nasıl bir değişimi yansıtmaktadır?
Bu değişiklik, kanun koyucunun aile kurumunu koruma yöntemlerindeki bir paradigma değişimini yansıtmaktadır. Eski TCK'daki yaklaşım, ahlaki ve toplumsal bir değer olan sadakati, ceza hukuku tehdidiyle korumaya yönelikti. Yeni TCK'daki yaklaşım ise, özel hayatın gizliliği ve bireylerin cinsel özgürlüğü gibi temel hakları daha ön planda tutarak, aile içi sadakatsizlik gibi konuların ceza hukukunun değil, medeni hukukun (boşanma, tazminat) alanına girmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu, devletin bireylerin özel ve aile yaşamlarına ceza hukuku yoluyla müdahalesini sınırlama ve bu tür uyuşmazlıkları özel hukuk mekanizmalarıyla çözme yönündeki modern hukuk anlayışını yansıtır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisiden-manevi-tazminat-talebi/ kararındaki tartışmalardan çıkarım)