Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararının (E.2017/5, K.2018/7) gerekçesinde atıf yapılan 'yansıma yoluyla zarar' kavramı, aldatılan eşin üçüncü kişiden tazminat talebi bağlamında neden uygulanamaz olarak görülmüştür?
Kararda bu husus şöyle açıklanmıştır: Yansıma yoluyla manevi zararın tazmini, ancak kanunun açıkça izin verdiği istisnai hallerde (örn: TBK m.56/2'deki ölüm ve ağır bedensel zarar) mümkündür. Aldatma olayında ise bu durum söz konusu değildir, çünkü; 1) Üçüncü kişinin fiili, doğrudan aldatan eşe karşı işlenmiş hukuka aykırı bir fiil değildir ki, bu fiilden diğer eş de yansıma yoluyla zarar görsün. 2) Aldatma eylemi sonucunda aldatan eşin kendisinin uğradığı hukuki anlamda bir zarar yoktur ki, bu zarardan diğer eşe bir zarar yansısın. Bu nedenle, aldatılan eşin uğradığı manevi zarar, hukuki anlamda bir 'yansıma zarar' olarak nitelendirilemez ve bu gerekçeyle tazminat talep edilemez. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisiden-manevi-tazminat-talebi/)