Ç-116 (Genel ahlak ile kamu sağlığını tehlikeye atan yabancı kişiler) tahdit kodunun uygulanmasında idarenin takdir yetkisinin sınırları nedir? Danıştay'ın bu tür soyut gerekçelere dayalı işlemlere yaklaşımı nasıldır?
Ç-116 gibi tahdit kodları, idareye geniş bir takdir yetkisi tanıyor gibi görünse de, bu yetki sınırsız değildir. İdare hukuku ilkeleri ve Danıştay içtihatları uyarınca, idarenin bu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanması, keyfi davranmaması gerekir. 'Genel ahlakı tehlikeye atma' gibi soyut bir gerekçeye dayanan işlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için, idarenin bu soyut iddiayı somut, hukuken kabul edilebilir delillerle (tutanak, adli sicil kaydı, kesinleşmiş mahkeme kararı vb.) desteklemesi gerekir. Danıştay, somut delillerle desteklenmeyen, varsayıma dayalı ve soyut gerekçelerle tesis edilen sınır dışı veya giriş yasağı işlemlerini hukuka aykırı bularak iptal etme eğilimindedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tahdit-kodu-kaldirilmasi/)