Aldatılan eşin, evlilik birliği devam ederken eşiyle birlikte olan üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açıp açamayacağı konusundaki hukuki tartışmayı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 6/7/2018 tarihli ve E.2017/5, K.2018/7 sayılı kararı ekseninde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82567

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, bu kararıyla aldatılan eşin, salt aldatma eylemine katıldığı için üçüncü kişiden manevi tazminat talep edemeyeceğine karar vermiştir. Kararın temel gerekçeleri şunlardır: 1) Sadakat yükümlülüğü (TMK m.185) eşler arasında nispi bir haktır, üçüncü kişileri bağlamaz. 2) Üçüncü kişinin eylemi, doğrudan aldatılan eşin kişilik haklarına (TBK m.58) yönelik hukuka aykırı bir fiil değildir. 3) Aldatma eylemini yasaklayan bir koruma normu yoktur. 4) TBK m.49/2'deki 'ahlaka aykırı bir fiille kasten zarar verme' şartı her olayda gerçekleşmez; üçüncü kişinin salt aldatılan eşe zarar verme kastıyla hareket ettiğinin ispatı gerekir. Bu karar, önceki farklı yöndeki Yargıtay kararlarını sonlandırarak içtihat birliği sağlamıştır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisiden-manevi-tazminat-talebi/)