Fail, mağduru hayati tehlike oluşturacak şekilde bir kez bıçakladıktan sonra, daha fazla vurma imkanı varken olay yerinden kaçmıştır. Mağdur, üçüncü kişilerin yardımıyla kurtulmuştur. Bu durumda failin eylemi, öldürmeye teşebbüs mü yoksa kasten yaralama mı olarak nitelendirilmelidir? Gönüllü vazgeçme tartışması bu olayda nasıl yapılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82565

Bu olayda iki olasılık tartışılmalıdır. Birincisi, failin kastının yaralamaya yönelik olduğu ve eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m.87/1-d) suçunu oluşturduğu savunulabilir. Yargıtay, özellikle aralarında husumet olmayan durumlarda, failin eylemine devam etme imkanı varken kendiliğinden son vermesini, öldürme kastının olmadığının bir göstergesi olarak kabul edebilmektedir. İkincisi, kastın öldürmeye yönelik olduğu kabul edilirse, gönüllü vazgeçme (TCK m.36) gündeme gelir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (E. 2016/1173, K. 2020/292) kararına göre, failin icra hareketini tamamladıktan sonra sadece olay yerinden ayrılması, neticeyi önlemeye yönelik 'ciddi bir çaba' niteliğinde olmadığından gönüllü vazgeçme olarak kabul edilmez. Bu durumda eylem, öldürmeye teşebbüs olarak kalır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gonullu-vazgecmede-akti-caba-sarti)