Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2009/16803 K. sayılı kararında, eşit görevli iki mahkeme (iki ayrı Asliye Ceza Mahkemesi) arasındaki birleştirme uyuşmazlığında, Ağır Ceza Mahkemesi'nin karar vermesi neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Çünkü ortada henüz çözülmesi gereken bir 'uyuşmazlık' yoktur ve Ağır Ceza Mahkemesi bu aşamada 'ortak yüksek görevli mahkeme' değildir. Karara göre olay şöyledir: E. 1. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyasını E. 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dosyayla birleştirmeye karar vermiş ve dosyayı göndermiştir. E. 2. Asliye Ceza Mahkemesi ise, dosyayı esasa kaydetmeden ve birleştirme konusunda olumlu veya olumsuz bir karar vermeden, 'benden olur alınmadı' diyerek dosyayı itirazen Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermiştir. Yargıtay'a göre bu yanlıştır. Uyuşmazlığın doğması için, E. 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin birleştirme kararını kabul etmeyerek bu yönde olumsuz bir karar vermesi gerekirdi. Ancak mahkeme böyle bir karar vermemiştir. Ortada iki mahkeme arasında çıkmış olumlu veya olumsuz bir yetki/görev uyuşmazlığı olmadığından, Ağır Ceza Mahkemesi'nin bu aşamada CMK m. 17 uyarınca uyuşmazlığı çözecek bir merci olarak devreye girmesi hukuka aykırıdır. E. 2. Asliye Ceza Mahkemesi önce birleştirme konusunda kendi kararını vermeli, ancak reddederse bir uyuşmazlık doğacak ve o zaman ortak yüksek görevli mahkemeye gidilebilecekti. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-10-gorulmekte-olan-davalarin-birlestirilmesi-ve-ayrilmasi.html)