Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/1501 K. sayılı kararında, tereke tespiti davasına 'asli veya feri müdahalede bulunulmasının söz konusu olamayacağı' belirtilmiştir. Bu durumun gerekçesi nedir?
Bu durumun gerekçesi, tereke tespiti davasının hukuki niteliğidir. Asli veya feri müdahale (HMK m. 65, 66), taraflar arasında görülen 'çekişmeli' bir davada, üçüncü bir kişinin, davanın taraflarından birinin yanında veya onlara karşı kendi hakkını savunmak için davaya katılmasıdır. Tereke tespiti davası ise, yukarıda da açıklandığı gibi, taraflar arasında bir hakkın çekişmesinin olmadığı, hasımsız olarak görülen bir 'çekişmesiz yargı' işidir. Bu davada bir davalı taraf yoktur ve davanın sonucunda tarafların veya üçüncü kişilerin haklarını etkileyen, mülkiyete ilişkin bir karar verilmez. Sadece bir durum tespiti yapılır. Çekişmeli bir yargılama ve kazanılacak veya kaybedilecek bir hak söz konusu olmadığı için, bu tür bir davaya üçüncü bir kişinin müdahil olmasında hukuki bir yarar ve imkan bulunmamaktadır. Kararda belirtildiği gibi, tereke alacaklısı olduğunu iddia eden Hazine gibi bir üçüncü kişi, bu davaya müdahil olmak yerine, tespit işlemi bittikten sonra mirasçılara karşı kendi alacak davasını açmalıdır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/mirasin-terekenin-tespiti-davasi/)