Fail, mağduru öldürmek amacıyla ateş etmiş ancak isabet ettirememiştir. Silahında hala mermi varken ve yeniden ateş etme imkanı bulunurken, olay yerinde bulunan çocuklarının ağlayarak yalvarması üzerine eyleminden vazgeçmiştir. Bu durum gönüllü vazgeçme midir, yoksa teşebbüs müdür?
Bu durum, 'gönüllü vazgeçme' olarak kabul edilir. Gönüllü vazgeçmede kritik olan, vazgeçmenin failin kendi iradesine dayanması ve dış bir zorlamanın sonucu olmamasıdır. Dış etkenler, failin iradesini ortadan kaldıran, eylemi imkansız kılan bir nitelikte ise (örneğin, birinin failin elinden silahı alması) teşebbüs söz konusu olur. Ancak örnekteki gibi, çocuklarının yalvarması, failin vicdanını etkileyen, merhamet veya pişmanlık duymasına neden olan psikolojik bir etkendir. Bu etken, failin ateş etmesini fiziken imkansız hale getirmemiştir. Fail, hala ateş etme imkanına sahipken, bu psikolojik etki altında kendi iradesiyle 'yapmamayı' tercih etmiştir. Frank Formülü'ne göre de fail 'yapabilirim ama istemiyorum' dediği için vazgeçme gönüllüdür. Dolayısıyla bu durum TCK m. 36 kapsamında değerlendirilmelidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/gonullu-vazgecmede-akti-caba-sarti)