HMK'ya göre tanıkla ispat yasağının (HMK m. 200) istisnalarından olan HMK m. 203/1-a (yakın hısımlar arasındaki işlemler) hükmü, eğer işlem bir senede bağlanmışsa neden uygulanmaz? Bu durumun mantıksal gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #82466

HMK m. 203/1-a'daki istisnanın temel mantığı, yakın hısımlar (eşler, altsoy-üstsoy vb.) arasındaki hukuki işlemlerde, aradaki güven ilişkisi nedeniyle genellikle yazılı bir belge (senet) yapılmamasının hayatın olağan akışına uygun olmasıdır. Kanun koyucu, bu 'manevi imkansızlık' durumunu gözeterek, senede bağlanmamış bu tür işlemlerin tanıkla ispatına izin vermiştir. Ancak, eğer taraflar bu manevi imkansızlığa rağmen aralarındaki işlemi bir senede bağlamışlarsa, artık ortada bir 'manevi imkansızlık' kalmamıştır. Taraflar, işlemi en baştan yazılı delil ile güvence altına almayı tercih etmişlerdir. Bu durumda, genel kural olan 'senede karşı senetle ispat' (HMK m. 201) ilkesi devreye girer. İşlemi en başta senetle ispatlamayı seçen tarafların, daha sonra bu senedin aksini daha zayıf bir delil olan tanıkla ispatlamaya çalışmalarına hukuk sistemi izin vermez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1538 E., 2020/485 K. sayılı kararı da bu mantığı benimsemiştir. (Kaynak: or.av.tr/bosanmada-mehir-alacagi/)